Geriye holün duvarındakı ayna kalıyor. Merdivenlerden inerken yüzümün iki yanındaki beyaz kanatların, görüşü aynaya doğru yönlendirecekleri biçimde başımı çevirirsem, yuvarlak, dışbükey, balıkgözü gibi cam aynayı ve orada yansıyan kendimi görüyorum; çarpıtılmış bir gölge, bir şeyin parodisi, tehlikeye benzer bir anlık gaflete doğru giden kırmızı pelerinli bir masal kişisi gibi. Bir rahibe,kana bulanmış.
Aslında ruh halini hayal edebiliyorum, o ruh haline oldukça sık girmişliğim de vardır. Benliğin şöyle oturup soluklanabileceği bir yer bulunmaz o hallerde. Varlığının dışına itilirsin bir aceleyle, durmadan.