Birçoğumuz bize "şöyle yaşayacaksın!" diye dikte edilen modern çağın mahallerinde bir yere kadar direniyoruz. Fakat son tahlilde algımızı, düzenimizi ve şahsiyetimizi bozan yapay dünya söylevini hap gibi yutarken buna göz yumuyoruz. İçimize sinen bu sinsi karaltının farkında olsak bile onun bize bir elbise biçmesine seyirci kalıyoruz bir süre sonrasında şahsiyetimiz, bizi dönüştürmek için var gücüyle çalışanların elinde dikilip biçiliyor. Çağ, yani yeni dünya hükümdarlığına sahip seküler kafa bir kez daha yineliyor sözünü "seni yaşatan benim. Ben seninle varım düşünmene gerek yok. Ben senin için düşünürüm". Robotlaşan insanlığı ne yöne çekseniz gelir.Tatil için, keyif çatıp eğlenmek için plan yapan insanlar biraz rahatsız olsunlar. Hayatlarını tanzim eden "şey" in kendi zihinleri olmadığını kavramak zor olabilir. Çünkü bu yutturulmuş bir hap. Tesiri vücutta öyle kolay kolay silinecek gibi de değil. Modernitenin gelip dayandığı şey onun yaşaması için ihtiyaç duyduğu insan vücudu. Onu savurmaya, ölçüsüz ve şuursuz biçimde yönlendirmeye memur çünkü.