Sevmek, sevilmek isteğim varsa demek ki ruh taşıyorum. En kötü zalim insanların bile ruhu var. Sevmek ve sevilmek arzuları giderilmediği için zalimleşiyorlar, mühürleniyor kalpleri, çıkamıyorlar oradan.
‘Bir tek akla nazar değmezmiş, çünkü kimse kimsenin aklına beğenmezmiş.’ derler
Aklın sınırlarının ötesine geçmeye delirmek diyorlar ve bunun olması için çok büyük şeyler olması gerektiğine inananlar yanılıyor. Geçmişe dair vedalaşamadığımız her şey birikiyor. Cevapsız bırakılan basit bir soru bile aklımızda büyüyen cevaplarla aklımızın sınırlarını zorluyor.
"Su, renksiz olduğu için girdiği her kabın rengini alır. Deniz mavi değil mesela göğün rengine muhtaçtır. Biz de özümüzde su gibiyiz. Gördüğümüz her şeyin ya rengine ya kalıbına giriyoruz."