...şayet sade ve akıllıca yaşarsak bu dünyada yaşamanın cefa değil sefa olduğuna hem inanarak hem de deneyimle ikna oldum; ne de olsa daha basit yaşayan ulusların yaptıkları şeyler daha yapmacık olanların sporu olmuştur.
Öğretmenlik işine girmeyi denedim ve masraflarımın gelirimle orantılı arttığını, daha ziyade gelirimi aştığını anladım çünkü hem ona göre giyinip kuşanmam gerekiyordu ve hem de ona göre düşünüp inanmam gerekiyordu.
Bu arada güneş ve aydan başka beni gözleyen olmadığı, onların da beni izlemelerini özellikle istediğim için hiç perde masrafım olmadı. Ne ay sütü ekşitir, tenimde leke yapar ne de güneş mobilyalarıma zarar verir, halılarımı soldurur. Çok ısıtan bir arkadaş olursa yeni bir ev eşyası almak yerine doğanın sağladığı perdenin ardına çekilmenin daha ekonomik olduğunu düşünüyorum.
Temiz giyimli, iyi görünümlü, görünürde özgür, taşınmaya hazır adamın "mobilyasının" sigortalı olup olmadığından bahsettiğini duyduğumda içimde bir acıma belirir. "Mobilyalarım ne olacak şimdi?" Mutlu kelebeğim örümcek ağına düşmüş demektir.