"Ben seni ne kadar sevdiğimi başka kadınları gördüğüm zaman anlıyorum. Bazen rast gelip hatta senden güzel bulduğum kadınlara bakıyorum da kendi kendime hiçbirisini senin kadar, senin gibi sevemeyeceğime yemin ediyorum."
İncil'in başka şeylere ilaveten bir maksadının da insanlara merhametli olmayı öğretmek olduğunu varsayıyordu, düşüklerin en düşüğüne bile.
Ama İncil esasen şunu öğütlüyordu:
"Birini öldürmeden önce önemli kişilerle akrabalığı olmadığından emin ol."
Yalan sevgilim, şairlere özendiğim yalan. Her mısrayı belki sen kokuyordur diye koynuma aldığım yalan. Uzak şehirlerin mutlu pencerelerini izlerken ağladığım yalan. Gözlerim derin derin konuşsa da dudaklarım susuyor. Yüzümü yurt bellerken zamanın tırnak izleri, büyürken mahallenin çocukları gözümün önünde, seni özlediğim yalan. Daha fazla söyletme beni, burnum uzuyor.
Tralfamadore'de öğrendiğim en önemli şey şu; biri öldüğü zaman sadece ölmüş görünüyor yoksa geçmişte hala capcanlı, o sebeple insanların cenazesinde ağlanması çok aptalca. Geçmiş, bugün, gelecek bütün anlar hep var oldular ve hep var olacaklar.
Ölüme karşı elimden geldiği sürece mücadele verdim... Ölümle dans ettim, ölümü başıma tac ettim, döne döne oynaştım ölümle... Ölümü kurdelelerle süsledim, okşadım...