Eğer siyasi iktidarlar rant paylaştırma aracı haline gelmişse, gençler ve çocuklar tarikat bataklıklarında boğuluyorsa bu, kültür yapımızdaki erozyondan, çürümeden kaynaklanıyor.
Mustafa Kemal’in büyük projesi, Osmanlı’nın kuruluşundaki 13. yüzyıl felsefesini tekrar canlandırmak ve özellikle Yavuz Selim’den sonra Araplaşmış olan Osmanlı uygarlığını yeniden Anadolulu kılmaktır.
Mustafa Kemal ne batı taklitçisidir ne de doğu mistiği. O, Türkiye Cumhuriyeti’ni kendi toplumsal özü, yani Anadolu kültürü üzerinde yeniden inşa etmeye çalışmış bir devrimcidir.
…Sonra bizi yönetenlere öfkeli olduğumu hissettim. Bir ilçeyi, bir kenti, bir ulusu yönetiyormuş gibi yaparak, bizzat yönettikleri insanları onursuz duruma sokan bu gruba hiç sevgimin ve saygımın olmadığını düşündüm. Çok isterdim bu yönetici kadrosundakilerin bazılarının her gün şu yoldan yürüyerek işe gidip gelmelerini; onların da canlarını kurtarmak için, kaldırıma park etmiş arabaların aralarına kaçıştıklarını görmeyi ve yalı sakinlerinin onlara farelermiş gibi bakmalarını.