Efendimiz ﷺ buyurdu ki;
«Sana fayda verecek şeyler için hırslı ol. Allah'tan yardım iste! Âciz olma! Bir sıkıntıya uğrarsan "Şöyle yapsaydım, şu şöyle olurdu." demeyesin! "Bu, Allah'ın kaderidir, O dilediğini yapar." de. Zira "keşke" sözü şeytanın ameline kapı açar.»
Müslim
İslam insanı, bir çağrıdır. Bir çağırış aşkıdır. Bu sebepledir ki, îslamın tarihi, bir çağrının tarihi olmaktadır.
Gerileyin, duralayan, bayatlayan çağrıyı tazelemek, yenilemektir diriliş.
Bir başka anlatımla, müslüman, kendini müslüman bilmek veya saymakla müslüman olmaz. Müslümanlığı bir varoluş haline getirmek borcundadır. Oluştan varoluşa geçmek, bu geçişi sürekli olarak geliştirmek ve verimlendirmek, bu varoluşun şuur ve sorumluluğuyla dolup taşma kaygısını taşımalıdır o.
Bu anlamda İslâm'ın, orta yol olduğunu bilirim. Aşırılığın iki cinsi olan ifrat ve tefritten mümkün olduğu kadar kaçınma ihtiyacını ve şuurunu boyuna aşılamaya çalışmak gereğinin hayatî önemini unutmam.