İşte bütün bunlar ve bunlardan dolayı artık evimize dönüyoruz. Yalnız kendimize değil, bütün insanlığa, şerefi ve yüceliği yeniden tattırmak için, bacalarından temellerine kadar İslam'la yoğrulmuş evimize dönüyoruz. Şimdi bütün maharet eve girerken sırtımızı düşmana dönmemekte...
Huzursuzluğuna gerçek teşhis konulamayan,( zira doktorlar da, derman aranan dostlar da ellerindeki maddi paket demetleriyle çare arıyorlar) yanlızlaşan insan, kaçacak delik arıyor ve onu da eğlenmede buluyor. Huzursuzluğunu kusacak maçlar, anarşik dalgalanmalar, festivaller, filmler ve meyhaneler buluyor ve oralara sığınıyor.
Fakat belaya olduğu gibi, mutluluğa,selamete,gönül hoşluğuna da sabır ve tahammül gerekli. Ona da tıpkı belaya sabredildiği gibi bir dayanma gücüyle sahip olunmalı ki bolluk ve gönül rahatlığı, kişiyi kulluk bilincinin sınırları dışına çıkarıp helâka götürmesin.