Çocuklar karşısında uygulanan manipülasyon aynı zamanda anneye yöneliktir ve onun üzerinde önemli sonuçları vardır. Manipülatör onu çocuklar nezdinde gözden düşürmeye, kendisini de bir kurban gibi göstermeye çalışır. Örneğin, eşini ihmalkârlıkla, nankörlükle, delilikle, kendisini ve “çocukları terk etmek” istemekle suçlayacaktır. Ne pahasına olursa olsun, sapkın manipülatör çocukları kendi yanına çekmeye ve özellikle onları annelerine karşı çıkarmaya çalışacaktır. Bunun nedeni onlarla ilgilenmek istemesi değildir; onun için asıl önemli olan şey (eski) karısına zarar vermektir.
Kimilerinin inanmak isteyeceği gibi bunun bir reçetesi, mucizevi kelimeler, kurtarıcı ifadeler ya da karşılıklar yoktur. Eğer herhangi bir kadın bir manipülatörün etkisi altına girmişse, tam da “direniş”ten, kurtarıcı reflekslerden yoksun olduğu içindir. “Karşı koyması” ancak kendi içinde bulacağı güce bağlıdır, yoksa sözde el kitaplarından ezbere öğrendiği cümleleri tekrarlayarak olmaz. Bunun için asıl önem taşıyan şey, öncelikle kadının yaşadığı şeyin bilincine varması, bunu kendine itiraf etmesi, dile getirilemez şeyi ifade edebilmek için ıstırabını kelimelere dökmesidir... Bu acı ama zorunlu saptamadan yola çıkarak, eşi karşısında hissedeceği kini, hatta nefreti kabul etmelidir. Gerçek anlamda bir kötü muameleye maruz kaldığını kendine itiraf etmelidir. Eşini “kurtarmak”tan, “onun olmasını istediği kişi” olmaktan vazgeçmelidir. Sözel ve fiilî olarak, kendini mümkün olduğunca korumayı öğrenmelidir, sonra da eğer yapabiliyorsa, böyle bir eşin varlığından tamamen kurtulmalıdır.
Şunu da belirtmek gerekir ki, bu tür olaylar zincirinde, yalnızca ikisinden biri içinde bulunduğu durumdan çıkabilir: Bu da kurban konumunda yaşamış olan kişidir elbette. Çünkü “köle” özgürleşebilir. Efendi ise, kendi kölesinin eksikliğini çekiyorsa, yeni bir köle arayabilir ancak. Sıfatından vazgeçmeyi asla düşünmez! Gerçekten de, narsistik sapkın değişmez, asla değişmez. O, partnerine bağımlıdır, partneri ise kendi geleceğini açma, bağı çözme gücünü bulabilir.
Örneğin, bir şey talep ettiğinde (ya da öyle gözüktüğünde), talebinin hem gerçekleşmemesi hem de mümkün olmaması için çalışır. Ötekinden o an yapamayacağı bir şey talep eder ve onun üzüntüyle reddetmesi karşısında, suçlayıcı bir şekilde parmağını kaldırır: “Görüyorsun işte, yapamıyorsun!” ya da “Benim için bir şey yapmayı hiç istemiyorsun...” Bunun altında ima edilen sonuç şudur: “Benden falanca hizmeti reddediyorsun... dolayısıyla suçlusun...” Şematikleştirirsek, sanık sandalyesinde oturan kurbandır! Narsistik sapkın böyle davranmaya bayılır. Güzel bir manipülasyon idmanıdır bu: Ötekini, tıpkı bir piyon gibi, belirlenmiş yere koymak; onun tepkisini öngörmek, hatta provoke etmek!
Kurbanın kararsızlıklarını ortadan kaldırmak amacıyla, narsistik sapkın onun kendine dair imgesini bir mücevheratçı ustalığıyla yok etmeye çabalayacaktır.