Toplumda ahlakı yaygınlaştırmak isterseniz, muhabbeti ve sevgi duygusunu toplumda fazlalaştırınız; üzüntülerin, nefret, kin ve düşmanlıkların ortadan kalkacağı işleri yapınız; düşmanlıkları ortadan kaldırınız ve muhabbeti gönüllere yerleştiriniz. İşte bu ahlaktır!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Doğrusu bazen kafamın içinde bir hapsolmuş da dışarıya çıkmak için çabalayıp duruyor muş gibi hissediyorum. Kimi zaman tersine sanki ben birinin kafasının içinde takılı kalmışım da çıkmak için bir yol arıyor, debelenip duruyorum, bir çıkış olmadı, diyorum.
Sana söyleyeyim gerçeğin hiçbir hükmü yoktur. Gerçek sokağın ortasına atılmış, kimsenin dönüp yüzüne bakmadı, beş kuruş etmez bir şeydir. Bak, herkes biliyor, ta dünyanın öteki ucunda yaşayan bir insan bile: bu olmaz, olamaz, olmamalı, bak şu tepemizde uçan kuşlar bile ne diyor: yanlış, yanlış. Herkes bilir bilmesine, bilir, görür, geçer gider. Gerçek kimsenin bir işine yaramaz.
Şu kadını görüyorsun, bak, baykuş gibi yıkıntının yanına tünemiş, habire ileri geri sallanıyor, nasıl toza toprağa bulanmış, diyor hiçbir yere gitmem, bulana kadar gitmem, oğlumun bir parça kıyafetine daha ulaşsam cenazesini kaldıracağım. Hep mezarsız ölüler, hep ölüsüz mezarlar. Ölüler mezarlarını arıyor, mezarlar ölülerine. Bir de benim gibi ölümün unuttukları var.