"Bilmem ki, belki de sadece mektuplarda kalmaya mahkûm bir aşk vardır" alıntısı kitapta okuyup hayran kaldığım sözlerden sadece bir tanesi, hepsini paylaşmaya sayfalarımız da yer bulamayabiliriz. Bir zamanlar haber almanın, haber vermenin, aracı olan, savaş başlatan ya da savaş bitiren en önemlisi de insanlar arasındaki duyguları paylaşmaya, devam ettirmeye yarayan en yaygın araçlardan biriydi mektuplar. Günümüzde kendilerine pek fazla yer bulamıyor olsalar da tarihe şöyle bir göz attığımız zaman yadsınamaz bir öneme sahip olduklarını görürüz mektupların, özellikle de 80'li ve 90'lı yıllarda. Sahip olduğu bu önemi teknolojik gelişmeler ile kaybetmiş olsa da bir zamanların vazgeçilmez iletişim aracıydı kendisi. Bazı aşklar, duygular, düşünceler, hayaller belki de sadece mektuplara özgüydü ve onlarla beraber terkedip gittiler hayatı. Leyla Erbil daha önce kendisiyle herhangi bir münasebetim olmayan yazarlardan, fakat tanışmak için Mektup Aşkları eserini bekliyormuşuz ikimiz de. Kitap; arkadaşların, sevgililerin birbirlerine yazdığı mektuplardan oluşuyor ve çeşitli duygulara, düşüncelere ev sahipliği yapıyor. Okuduğunuz zaman aktarılan duyguları kendi benliğinizde duyumsamak için çok büyük bir çaba içine girmenize gerek kalmıyor çünkü dilinin kolay anlaşılır olması bu aktarımda önemli bir rol oynuyor. Ben, kitabı okurken içimde beliren duygu ve düşünceleri kalemim yettiğince sizinle paylaştım, kitabı okuyacak olan sevgili kitap severlere iyi okumalar diler, başka kitap yorumlarında buluşmak üzere esenliklerle kalmanızı temenni ederim. Sağlıkla, mutlulukla, huzurla ve kitaplarla kalın...