HypatiA...

HypatiA...
@Hypati_A
Evli... Matematik, kitap, kahve ve külliyat bitirmeyi sever...
kalbimizle hissettiklerimiz sonsuza dek bizimledir...
8/10
·352 syf.·
2025 91. kitabı
Genji'nin Hikayesi, 11. yüzyılda Heian sarayında bir hanım olan Murasaki Shikibu tarafından yazılmış olan dünyanın ilk romanı olarak kabul gören ortaçağ Japonya saray yaşamı portresidir. Prens Genji, bir imparatorun oğludur. Fırtınalı doğası, ailevi koşulları, aşk ilişkileri, ittifakları ve değişen siyasi talihiyle destası hikayenin özünü oluşturan tutkulu bir karakterdir. Genji'nin Hikayesi sıradan bir eser değil. Aksine, her flörtün siyasi bir sonuç doğurduğu, incelikli bir toplumun canlı ve şaşırtıcı derecede incelikli bir portresi olup, imparatorun oğlu ve tutkulu dürtüleri dünyasında büyük bir kargaşaya yol açan ve onu neredeyse mahveden "parıldayan Genji" dir de aynı zamanda... Bir aşk romanından çok daha fazlası olan Genji'nin Hikayesi, ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olup, gerçekçi durumlarla, incelikle işlenmiş karakterlerden oluşurken, saray hayatının önemli durumlarıyla bir araya gelir. Dahası, saray entrikaları ve rekabetlerinin anlatımlarına hüzünlü bir nostalji havası da verirken, bu da çökmekte olan bir aristokrasinin son derece ayrıntılı bir tasviriyle bir araya gelir... Saray hayatının bu ışıltılı kroniğinin kahramanı Prens Genji, karmaşık bir kişiliğiyle eşsiz bir âşıktır. Romantik Genji, savaş meydanlarında değil, aşk meydanlarında üstündür. Kusursuz bir duyarlılıkla, büyülediği her kadının ihtiyaçlarına farklı tepkiler verir. Genji'nin Hikayesi, zengin şiirselliği, imgeleri ve yaratıcı kelime oyunlarıyla da unutulmaz eserler arasında olup, dönemi açısından da severek okuduğum kitaplar arasında oldu...
1001KitapOkumalarım
Genji'nin HikayesiMurasaki Shikibu · Ren Kitap · 20257 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayattı işte, ötesi yok...
7/10
·200 syf.·
2025 86. kitabı
~~~Sahnede diktatörlük sonrası yeni Şili'nin bir kenara fırlattığı insanları görüyoruz: fakirler, deliler, kimsesizler, katiller... hepsi tutarlı bir dilden yoksun, acının paramparça ettiği insanlar, adalet söyleminin "mümkün olduğunca" çabuk unutmak istediği o insanlar~~~ ☆"Kalbi için bir ölüm" CORINA ROJAS ☆"Öfkenin etkisi altında" ROSA FAÙNDEZ ☆"Sessizliğe yaklaşmak" MARÍA CAROLINA GEEL ☆"Ailenin bir parçası" MARÍA TERESA ALFARO Mutsuz evliliklere hapsolmuş kadınlar sonunda kocalarını öldürürler. Duygusuz bir kadın günün birinde aşırıya kaçan bir duygunun etkisiyle suç işler. Cinayeti hangi kadın işlerse işlesin, asla tek başına işlemez. "Öldüren kadınlar," ... "yalnızca suçtaki kadın eylemine atıfta bulunmaz, bu ifade daha ziyade erkeklerde figüratif bir ölüme neden olan belirli bir tür kadıma gönderme yapar çünkü bu kadınların bir şeyleri vardır. silahları." Silahlı bir kadına yapılacak şeylerin, ister affedilsin ister idam edilsin, ister parmaklıkların ardına tıkılsın ister özgür bırakılsın, derin sonuçları olur... 20.yüzyıl boyunca Şilili kadınlar tarafından işlenen dört cinayeti analiz eden "KatilKadınlar" kadınların hayatlarına ve suçlarına dair okuma sunarak, dördünün de hem ağır şiddet eylemlerinin failleri hem de daha sinsi bir başka şiddet türünün kurbanları olduğunu incelemektedir. Şilili kadınlar tarafından işlenen dört ikonik cinayeti seçen Alia Trabucco Zeran , yalnızca cinayetlerin rahatsız edici hikayelerini değil, aynı zamanda toplumun, medyanın ve iktidardaki erkeklerin bu cinayetlere nasıl tepki verdiklerini, failleri cadı, histerik veya nasıl resmettiklerini de ayrıntılarıyla anlatan bu kurgusal olmayan anlatı altta kalan bazı gerçekleri su yüzüne çıkarmaktadır. Kadınlar öldürdüğünde, cinayetlerine giden ve sonrasındaki olayların, yetkililer tarafından
Hayata Dair
Katil KadınlarAlia Trabucco Zeran · Sel Yayıncılık · 202551 okunma
HerşeynOldğuGibiKalmasnıİstiyrsak, HerşeyiDeğş­trmelyz
8/10
·207 syf.·
2025 55. kitabı
~~~Sicilyalılar hiçbir zaman düzelmek istemeyecek­lerdir çünkü kendilerini kusursuz sayarlar; kendini be­ğenmişlikleri yoksulluklarının çok üstündedir~~~ ÖlmedenÖnceOkunmasıGereken1001Kitaptan1i ve MiniDizisi de olan Leopar, 1860-1910 yılları arasında özelde kahramanımız Prens Fabrizio'nun ve akrabalarının dünyasını, geneldeyse Italyan ulusunu etkileyen bir dizi olayı anlatır. İtalya'nın güneyinde Garibaldi'nin etkisiyle Bourbon krallığı parçalanmakta ve İki Sicilya krallığı ülkenin geri kalanıyla birleşmektedir. Ancak İspanyol sömürgeciliğinin sonu, uzun yıllar boyunca feodal düzenin desteklediği ve artik yerini burjuvaziye bırakmakta olan aristokrasinin çöküşüyle çakışır. Leopar bu yitimin yarattığı melankoliyi anlatır. Kitabın en dokunaklı sayfaları, Sicilya'nın ve sayısız yabancı istila karşısında ayakta kalabilmek için çaresizce bir kayıtsızlık hissi ve kibir geliştiren Sicilyalıların yıpratıcı hâline bakarak kederlendiği bölümlerdir. Don Fabrizio'ya göre tarihin bu yeni rotası Sicilya'yı etkilemeyecektir, çünkü ufukta görünen ulusal birleşme, Sicilyalılar için bu kez de başka bir egemenlik altına girmekten ibarettir. ~~~Bu iş böyle sürmemeli ama sürecek, hep böy­le gidecek ama tabii insanca bir 'hep', yani bir yüzyıl, iki yüzyıl... sonra her şey değişecek ama daha kötü olacak. Biz leoparlar, aslanlardık; yerimize geçecekler küçük ça­kallar ve sırtlanlar olacak ve hepimiz, leoparlar, çakallar ve koyunlar, kendimizi en namuslu, en dürüst saymayı sürdüreceğiz~~~ ~~~her Sicilyalının gözünü ka­maştıran ve bizim gurur dediğimiz ama aslında körlükten başka bir şey olmayan kendimizi büyük görme illetimizdir~~~ Yazarın ölümünden bir yıl sonra yayınlanmış olan Leopar, uluslararası bir başarı yakalayarak, toplum düzeni ile aşk unsurunu içine alarak, arada durağan gitse de
1001KitapOkumalarım
LeoparTomasi Di Lampedusa · Can Yayınları · 2020183 okunma
Bir şey değişmeyecek. Herkes kendi olmaya devam edecek...
8/10
·240 syf.·
2025 54. kitabı
~~~fark etmişsinizdir- en çok yalan söyleyenler bu işte en beceriksiz olanlardır ve onları yalanla kandırmak da pek çok insana göre daha kolaydır. Yalanı beklediklerini düşünüyor olabilirsiniz, ama söylenenlere en çok onlar inanır~~~ İnce Adam'ı diğer polisiye romanlardan ayıran dedektifleridir. Ortada bir suç olmadığında hemen hemen görünmez olurlar, bürolarına geri dönüp çalan telefonun bir sonraki davayı önlerine getirmesini beklerler. Ince Adam'ın hafiyeleri Nick ve Nora Charles birbirleriyle evlidirler, çok sevdikleri bir köpekleri vardır ve sosyal hayatlarının canlılığı ayrıntılarla göz önüne serilmiştir. Geleneksel karanlık araştırmanın uydurma yalnızlığından çok uzakta olup lüks bir otel odasında yaşarlar ve üzerinde çalıştıkları davanın zeminini oluşturmak üzere parıltılı partilere katılırlar. Hammett, Amerika'yı temsil ettiğini düşündüğü, özelliklerin bozulduğunun her şeyde, toplumun her yerinde, her tabakasında görüldüğünü fark eder. Hammett'ın, suç dünyasını canlı Amerikan rüyası şehriyle buluşturduğu zirveyi işaret eden bir eseri olarak görülmekte olup ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır, tarzım olmasa da espriler ve ilginç karakterler arasında cinayetleri çözen zengin, göz alıcı hem bilgili hem de utanmazca romantik olan bir çifti okumak da güzeldi severek okudum... ~~~Cinayet, cinayete kurban giden ve bazen de cinayeti işleyen kişi hariç kimsenin hayatını sona erdirmez~~~
1001KitapOkumalarım
İnce AdamDashiell Hammett · Everest Yayınları · 201832 okunma
Zamanınİçinde MatematikselNoktadaVarOlmayanÇelişkilerVar.
9/10
·212 syf.·
2025 42. kitabı
~~~Bir hikâyenin başı ya da sonu yoktur; yaşanan hangi andan geriye ya da ileriye doğru bakılacağını rasgele seçer insan~~~ 2. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Londra'da geçen roman, yazar Maurice Bendrix'le evli bir kadın olan Sarah Miles arasındaki ilişkinin hikayesidir. Aşıklar Sarah'nın kocasının verdiği bir partide tanışıp birbirlerinin görev ve mutsuzluk duygularının sınırlarını kaldırmak üzere görüşürler. Yıllar sonra, bombardıman altındaki Londrada, ilişki devam etmektedir. Bir akşamüstü randevusunun keyfini çıkaran sevgililerin bulunduğu binaya bomba düşer ve Bendrix bayılır. Öldüğünden korkan Sarah, Tanrı'yla bir anlaşma yaparak, yaşaması halinde sevgilisinden vazgeçeceğine söz verir. Bendrix iyileşir ve Sarah verdiği söze sadık kalıp, Bendrix'i mutsuz ve aklı karışmış halde bırakarak hiçbir açıklama yapmadan ilişkilerini bitirir. Sevgilisinin kendisini başka bir erkek için terk ettiğini sanan Bendrix, yıllar sonra bir özel dedektif tuttuğunda kadının Tanrı'ya tutkuyla ettiği yemini öğrenir. Graham Greene Katolikliğe bağlılığı ve kendi yetişkin ilişkileri içinde dini inancını sorgulamasıyla tanınmaktadır. Muhtemelen savaş zamanında kendi yaşadığı İlişkiye dayanan bu kitap, Greene'in romanları içinde en otobiyografik olanı sayılmaktadır. Aşkın, tutkunun, dini inancın; kendini, karşısındakini ve Tanrı'yı sevmenin birbirleriyle nasıl çeliştiğinin hikâyesi olan "AşkınSonu" ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasındadır. Zor tercih diye de çevrilen ve filmi de olan "AşkınSonu" kaplayan gerilim, kuşkuyla inancın karşılıklı etkileşiminden ve Greene'in insanın hissettiği aşkla tutkunun acı çekmekten kurtulmak için yeterli olmadığı mesajından oluşmaktadır. Bu yüzden, Greene, insanın Tanrı'ya dönmesi gerektiğine inanmaktadır. ~~~Aşk bitmez. Sırf birbirimizi
1001KitapOkumalarım
Aşkın SonuGraham Greene · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022957 okunma