2.Barbarella

2.Barbarella
@IIBarbarella
Kitaplardan kendime notlar
İstanbul Üniversitesi
1997
195 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Refik Halit Karay; soğuk bir kış gecesi ayaklarının önüne kapanmış miskin ve çelimsiz bir sokak köpeğini görünce içi cız ederek eski İstanbul'un gürbüz köpeklerini aklından geçirir: "A zavallı köpek, sen bilmezsin, bir zamanlar ne idiniz?" İstanbul'un sokak köpeklerinin mesut, gamsızca ortalarda salındıkları günleri hatırlayan Karay köpeklerin insanlara karşı ürkek değil ama dost oldukları zamanlarda bu iki canlı cinsi arasındaki, bazen korksalar dahi, güven ilişkisine dayalı uyumu yadeder. O zamanlar insanlar köpeklere eziyet etmez, köpekler de onlara her vesile sevgilerini gösterirdi.Hüseyin Rahmi (Gürpınar) ve diğerleri de köpekleri de, kedileri de eski zamanların mahalle dokusunun baş köşesine koymayı ihmal etmezler. Sokak köpekleriyle insanlar arasındaki organik ilişkinin kaybolmuşluğundan dem vururlar.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Ara Güler'in 90'larla kültleşen fotoğraflarının orijinal bağlamı bu dönemde onlara atfedilenin çok dışındaydı. 90'larda bu fotoğraflarda eski ve kaybedilmiş İstanbul'un masumiyetinin, uyum içinde yaşayan toplum dokusunun, akıp giden gündelik hayatının ve kültürel renkliliğinin çarpıcı görselliği bulunuyordu. Aynı şekilde İstanbul'un yadedilen mazideki kozmopolitliği solunuyordu. Oysaki Güler'in bu fotoğrafları İstanbul'un yoğun göç dalgasına maruz kaldığı bir dönemde göçün etnografısine dair belgelemeydi.Bu uçsuz bucaksız göç dalgası İstanbullular tarafından tehdit algılanmaktaydı. Bu fotoğraflar büyük çoğunlukla Güler'in 1950'ler ve 1960'larda gazete ve dergi dosyaları için hazırladığı çalışmalardı.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Geçmiş başka bir ülkedir
Nostaljik anlatı esasen geçmişle bugün mukayesesinden güç alan ve geçmişe bir masumiyet perdesi inşa eden bir kalıptır ve bu mekanizma karşımıza burada da çıkar. Bununla beraber kesinlikle "geçmiş başka bir ülkedir" ve tüm bu güç ilişkilerine karşın mahalli dinamiklerin organik gücünün karşı-ağırlığı da atlanamaz.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
Rıza Yıldırım Anadolu'da çözülmüş haldeki "geleneksel Aleviliği" ibadet kültürü, kurumları, tarihsel hafızasıyla belgelemeye giriştiği çalışmasına hüzünle başlamaktadır: "Evet bu yarım bir hikaye oldu. Zira hikayenin tamamını gittiğim hiçbir yerde bulamadım. Geriye kalan yarısı da zamanın öğütücü çarkları arasında her geçen gün biraz daha kayboluyor. Anadolu'nun bağrında, parça parça yok olan yitik bir hikayeden bahsediyorum. Ben de onu, güneşin batışı anı gibi, ancak son demlerinde yakalayabildim."
Sayfa 68·Kitabı okudu
Alıntı
Reklamcıların da fark edip bolca tükettiği üzere boşuna yurtdışına, müreffeh ülkelere yakın zamanda daha iyi ve huzurlu bir hayat için göçen gençlerin İstanbul'a özlemleri, kenti ruhen terk edememeleri en yalın halde belleklerde meyhane imgesinde berraklaşmaktadır. Tam olarak İstanbul'a değil ama hayallerinde, zihinlerinde yaşattığı bir kente, orada yaşanmışlıklara özlemleri.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam