2.Barbarella

2.Barbarella
@IIBarbarella
Kitaplardan kendime notlar
İstanbul Üniversitesi
1997
195 okur puanı
Mart 2024 tarihinde katıldı
Onurla anılmak da var utançla anılmak da!
Böyle rektörler de vardı! 27 Mayıs darbesi sonrasında Milli Birlik Komitesi Ekim 1960’ta 147 öğretim üyesini üniversitelerden uzaklaştırmıştı. Görevine son verilenler arasında Ali Fuat Başgil, Sabahattin Eyüboğlu, Yavuz Abadan, Nusret Hızır, Tarık Zafer Tunaya, Mina Urgan ve Haldun Taner de vardı. Bu utanç verici karardan sonra aralarında İstanbul Üniversitesi’nin seçimle gelen efsane rektörü, Türk idare hukukunun kurucusu ve üniversitelerin idari özerkliğinin ilk savunucularından olan Ordinaryüs Prof. Dr. Sıddık Sami Onar’ın da bulunduğu çok sayıda bilim insanı bu kararı protesto ederek görevlerinden istifa etti. Bu istifalar büyük ses getirdi. Askerler geri adım attı ve 147’liler çıkarılan bir yasayla 1962’de görevlerine döndü. Sıddık Sami Onar DP dönemindede iktidarın zulmüne maruz kalmış yılmamıştı, askerler karşısında hukuku savunup üniversitenin onuruna sahip çıkmıştı. Herkes kendi heykelini yontar! Onurla anılmak da var utançla anılmak da! @EmeginHalleri
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Hukuksuzluğun Zirvesi : 19 Mart 2025
Bugün hem mezun olduğum üniversite adına hem de toplum adına utanç verici bir gün. Arkadaşlarımı okula gönderdim fakat ben hastayım içim rahat değil hep beraber sesimizi çıkarmazsak daha kötü günler bizleri bekliyor.
Şarlmana yapılan büyü
İleri yaşlarında İmparator Şarlman bir Alman kıza aşık olur. Hükümdarın kendisini tamamıyla bu tutkulu aşka kap­tırdığını, krallara özgü ağırbaşlılığı bir yana bırakarak impa­ratorlukla ilgili işleri ihmal ettiğini gören saraylı baronlar bü­yük bir kaygıya kapılırlar. Alman kız günün birinde ansızın ölünce saray erkanı rahat bir nefes alır, ancak pek kısa sürer sevinçleri: Çünkü Şarlman'ın aşkı kız ile birlikte ölmemiştir. Balsamlanmış cesedi odasına getirten hükümdar, cesedin ya­nından ayrılmak istemez. Ölü bir bedene gösterilen bu tutku­ dan korkan başpiskopos Turpin bir büyüden şüphelenir ve cesedi incelemek ister. Başpiskopos, kızın dilinin altında sak­lı, üzerinde değerli bir taş bulunan hir yüzük bulur. Yüzük Turpin'in eline geçer geçmez, Şarlman cesedi hemen gömdü­rür ve kıza duyduğu aşkı başpiskoposa duymaya başlar. Bu · tuhaf durumdan kurtulmak için Turpin yüzüğü Konstanz Gö­lü'ne atar. Şarlman bu kez göle aşık olur ve artık gölün kıyı­sından uzaklaşmak istemez. "Büyü hakkındaki bir kitaptan alınan" bu efsane, Ro­mantik Fransız yazarı Jules Barbey d'Aurevilly'nin yayımlan­mamış not defterlerinden birinde, benim anlattığımdan daha özlü bir biçimde aktarılır.
Alıntı
Ütopya
Rönesans ustaları ile Erasmus'un dostu, İngiltere Şansölyesi Thomas More 6 Temmuz 1535'te kafası kesilerek idam edildi. Baş­lıca suçu neydi? İnançlı bir Hıristiyan olarak Kral VIll. Henry'nin eşitlik ve adaletten uzak İngiltere'sini kökten eleştiren bir kitap yazmış olmak. Adı: De optimo reipublicae statu deque nova insu­ la Utopia.
Alıntı