Serdar

Serdar
@IISerdarII
“Somos el tiempo que dedicamos a nuestros sueños.”
Altın çiçeğe,akıl bedene ve ruha dönüşmeli yaşayabilmek için.
Sayfa 91
Reklam
Bahçenin rayihası yoktu,orman çağırmıyordu,etrafımdaki dünya eski püskü şeylerin ortalığa saçıldığı bir yer gibiydi,tatsız tuzsuz,cazibesizdi,kitaplar kağıttı,müzik bir gürültü.Sonbahardaki ağacın yaprakları da böyle dökülür işte,ağaç hissetmez bunu,yağmur süzülürken gövdesinden ya da güneş ya da ayaz,içindeki hayat yavaş yavaş büzülüp kendi içine çekilir.Ölmez ağaç.Bekler.
Sayfa 78
Esasında,hem bizde hem doğada aynı bölünmez tanrısal varlık faaliyet gösterir,öyle ki dış dünya yıkılsaydı bile içimizden biri onu yeniden kurmaya muktedir olurdu,zira dağ ve nehir,ağaç ve yaprak,kök ve çiçek,doğadaki tüm varlıklar içimizde önceden şekillenmiştir,zira özü sonsuzluk olan, özünü bilmesek de çoğu zaman kendini bize sevme gücü ve yaratma gücü olarak hissettiren ruhtur onların kaynağı.(…)
Sayfa 77
,her ağacın yaprağının,çiçeği ve meyvesinin oluş ve yok oluş evresini çok iyi bilirim,her biri dosttur bana,sadece ve sadece benim bildiğim sırlarını bilirim her birinin.Bu ağaçlardan birini kaybetmek bir dostu kaybetmek demektir benim için.(…)
Sayfa 58
Yaz akşamları tatlı,vurdumduymaz bir esriklikle gezinen sevgililer bile ıskalayacak,ama geçip giderken kokuyu ta içine çeken gezgin yakalayacak.
Sayfa 53
Reklam