Bu karanlıkta, yağmurun ıslattığı o eski bankta oturuyorum. Sesim rüzgârda kayboluyor. Oysa o yolun hiç gelmeyeceğini biliyorum. Kalbim, yosun tutmuş bir taş gibi ağır; aşkın bıraktığı acı, ruhumda sürekli bir yankı. Özlemin bunalıma dönüştüğü bu kimsesiz şehirde, her sokak lambası yaramı deşen bir göze dönüşüyor. Telefonumda tuttuğum fotoğraflar, tutunmaya çalıştığım son dal parçası; ama o bile çürümeye yüz tuttu. Bir gölge gibi yaşamak, ne garip bir kader. Kalkıyorum, ıslak asfaltta ağır adımlarla yürümeye başlıyorum, arkamda bıraktığım tek şey özlemlerim. Hepsi sende kalsın istiyorum. Ben beni unutmaya karar verdim