“Tüm fikirler eşittir ama bazıları daha eşittir.”
Son zamanlarda sıkça kullanılan, kulağa oldukça hoş ve demokratik gelen bir söz mevcut: “Her fikre saygı duymalıyız.” İlk başta bu ifade hoşgörünün ve nezaketin bir tezahürü gibi gelebilir. Fakat birazcık derine indiğimizde fikirlerin niteliğini değerlendirmeden yoksun, eleştirel düşünceyi cezalandıran zihinsel bir tembellikle karşılaşırız. Evet, herkes kendi fikrini beyan etmekte özgürdür. Ancak bu tüm fikirlerin eşit derecede değerli olduğu anlamına gelmez. Dünya’nın düz olduğunu düşünen biriyle evrenin yaşı üzerinde çalışan bilim insanlarının “en azından Dünya’nın şekli konusunda” fikirleri aynı kefeye koyulmamalıdır. Dahası, her söylenenin bir fikir olduğunu düşünmek büyük bir yanılgıdır.
Her Söylenen Şey Fikir Midir?
Aşılar çip takmak için yapılıyor, Dünya 6000 yıl önce yaratıldı, Ay’a hiç gidilmedi…
Günümüzde bu tür ifadeler sadece bireysel bir görüş olarak değil, ciddi sosyal medya yankıları olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bir ifadenin fikir sayılabilmesi için onun sınanabilir, temellendirilebilir, tutarlı olması gerekir. Aksi takdirde her önerme “benim fikrim” kalkanıyla eleştiriye bağışıklı hale gelir. Zırva ile fikri birbirinden ayırt etmek önemlidir.
Bir Fikri Değerli Kılan Nedir?
Peki, bir fikri diğerinden daha değerli yapan şey nedir?
Temellendirme Gücü: Bir düşüncenin değeri onun ne kadar temellendirildiğiyle doğru orantılıdır. Kişisel bir sezgi, his ya da “bence mantıklı” gibi gerekçeler; başkalarına aktarılabilir veya sınanabilir olmaktan uzaktır. Fikirler sezgiden ziyade argüman ve kanıtla desteklenmelidir.
Gerçeklikle Uyum: Bir ifade yalnızca inanca dayanıyorsa, gözlem ve deneylerle çelişiyorsa ya da sınanamaz durumdaysa dogmadır. Bilimsel ya da felsefi söylemler doğruluk iddiası taşıyorsa