Birey hiçbir zaman başka bireyi kendi benliğinde olduğundan dolayı sevmez . Sevdiği asıl şey kendisine karşı olan tutumu ve beklentileridir .
Müşteri garsondan hizmet bekler ve alınca mutlu olur .
Bir anne çocuğunun kendi yapamadığı şeyleri yapmasını bekler , kısmen kendi hayallerini çocuğunun mââl eder ve gerçekleşince mutlu olur .
Bir erkek karşı cinsten cinsellik bekler , elde edince de vaz geçer .
Sevgi ister, haddinden fazlasını alınca bıkar , bunalır.
Demem o ki kimse kimseyi kendi olduğu için sevmez; olmasını istedigi kişiyi sever , kendisine karşı tutumuna aşık olur ya da tatmin edilip edilmediğine bakar.
Böyle bir dünyada sevgiden söz etmek safsatadan ibaret olacaktır.