"Ömer radıyallahu anh, bir gün Resûlullah'ın evinde huzuruna vardı. Onu tavanı düşük bir odada, bir hasırın üzerinde buldu. Hasır yan tarafına iz yapmıştı. Bunun üzerine Ömer radıyallahu anh ağladı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, 'Neden ağlıyorsun, ey Ömer?' diye sordu. Hz. Ömer, 'Kisra ve Kayser ipek döşeklerde yatıyor ve tahtlarda oturuyor. Sen ise bu tavanı düşük odada kaliyorsun, hasır da yan tarafına iz bırakmış' dedi. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, 'Ey Ömer! Hasırın yan tarafıma iz yapmasına gelince; sonrasında yumuşaklık olan sertlik ne güzeldir. Bu odanın tavanının düşük olmasına gelince; kabrin tavanı bundan daha alçak olacaktır. Biz dünyayı dünya ehline bıraktık, onlar da ahireti bize bıraktılar. Benim ve dünyanın benzeri, sıcak bir yaz gününde yolculuk yapan bir süvari gibidir. Sıcaktan bunalan bu süvari bir ağacın altında biraz gölgelenir. Sonra yola koyulur ve orayı terk eder' buyurdu."
Hadisin başka bir rivayetinde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, "Dünya onların, âhiret bizim olsun istemez misin Ömer?"buyurmuştur.