Kitap evli bir kadın olan lotte’ye aşıp olup aşkına karşılık alamayan Werther’in intihara kadar olan serüvenini anlatıyor. Kitabı ahlaki açıdan olumsuz yargılayan insanlar görünce, galiba bu kişiler hiç aşık olmamış diyorum. Zira aşkın ne zaman, hangi şartlarda, kime karşı ortaya çıkacağı hiç belli olmuyor..
Kitap umut dolu cümlelerle başlamasına rağmen, ilerleyen süreçte yoğun bir depresif ve melankolik hava içeriyor. Özellikle intihara meyilli yazarların okumasını asla tavsiye etmem.. sizler de okurken bu kasvetin içine çekileceğinizi belki de bir yakınınızı kaybetmiş gibi üzüleceğinizi unutmayın. Ki ölen Werther.. genç yaşta aşkı uğruna intihar etmiş biri, arkasında yarım kalan bir hayat. Ağladığımı düşünmeyin, hayır gözüme bir şey kaçtı:)
Okurken Werther’e birçok yerde “salak bu adam, ne gerek var, çok kasma” gibi telkinlerde bulunabilirsiniz ama onu farklı yapan da budur. Kimi insanlar aşkı İçin Yaşar, aşkı İçin ölür. Çok tutkulu ve duygusaldırlar. Eğer böyle bir insan değilseniz ya da böyle biri tarafından sevilmediyseniz anlamanız zor olacak, haliyle kitabı saçma bulacaksınız.
Sonuç olarak aşağıda not aldığım bazı alıntıları yazdım, epey uzun olmasına rağmen Werther’in acılarını ben size anlatamam. En iyisi siz bir de kendiniz okuyun..