“Akşamları tek başıma oturup geçmiş günleri düşündüğümde, hayatım bana kırılmış bir rüya gibi görünüyor. Bir zamanlar kurduğum bütün bağlar çözüldü. Sevdiklerim uzaklaştı, umutlarım söndü. Şimdi geriye yalnızca anılar kaldı; fakat insanın bazı anıları taşıması bile ağır geliyor.”
“Doğanın içinde yalnız yürüdüğüm zamanlarda bazen çocukluğumu hatırlıyorum. Henüz kalbimin bu kadar yorulmadığı, insanların kötülüğünü bilmediğim günleri… O eski anılar bir süre beni avutuyor; fakat sonra geri dönüp bugünkü hâlime bakınca, kaybettiğim masumiyet için derin bir keder duyuyorum.”
“Hayatım boyunca sevgi aradım; çünkü kalbim sevmeden yaşayamayacak kadar yumuşaktı. Ama insanların arasında geçirdiğim yıllar bana şunu öğretti: İnsan kalbi en çok sevilmek isterken yaralanıyor. Şimdi geçmişe baktığımda, bana mutluluk veren anların bile içinde gizli bir hüzün görüyorum; çünkü hiçbir şey uzun sürmedi.”
“Beni hayattan koparan büyük darbeler olmadı. Küçük kırgınlıkların yıllarca birikmesi oldu. Çünkü ruhu tüketen şey bazen tek bir felaket değil, hiç bitmeyen incinmelerdir.”