Duyguya alkış, mantığa sansür.
İstatistik yerine slogan, kanıt yerine öfke.
İstisnayı kural diye sat, geneli suçla.
Bireysel suçu kolektife yık, sonra adalet de.
Seçici veri, seçici vicdan.
Hoşuna giden rakam bilim, uymayan “ataerkil”.
Soru soranı düşman ilan et, cevabı sustur.
Eleştiri gelince mağduriyet,
karşı argüman gelince etiket.
Yanlışlanabilirlik yok; dogma var.
Eşitlik diyerek ayrıcalık talep et,
adalet diyerek teraziyi kır.
Gerçekleri eğ, dili keskinleştir,
sonra “hakikat” diye bağır.