"Sömürünün her türlüsü insanın ruhunu sakatlamakla, onu ölüme alıştırmakla başlar..."
Platonov, ülkemizde daha ziyade ‘’Çevengur’’ eseriyle tanınıyor fakat ben tanışma kitabı olarak Rus klasikleri okuma grubumuzun şubat ayı kitabı olan Can ile başladım. Son zamanlarda okuduğum en derin, sarsıcı kitaplardan biriydi. Moskova Ekonomi Enstitüsü’nde eğitimini tamamlayan ve komite tarafından görevlendirilen Nazar Çagatayev’in Can halkıyla beraber çölde verdiği hayat mücadelesini okuyorsunuz. Köleliğin, sömürülmenin yalnızca insan bedeninde değil ruhunda da derin yaralar açtığının altını çiziyor Platonov. Yoksulluğun, açlığın ve sefaletin acı gerçeğini gözler önüne seren ve zorlu hayat şartları karşısında ne olursa olsun hayatta var olmayı seçen bir halkın yılmaz mücadelesini anlatıyor.
‘’Ölmenin faydası yok," dedi Çerkezov. "Tek bir kere ölmek zorunlu ve faydalı diye düşünebilirsin. Ama bir kere ölmek kendi mutluluğunu anlamanı sağlamaz - kimsenin de iki kere ölme şansı yok. Ölmek zevkli bir şey değil yani."
Farklı bir tat arayanlara tavsiye ederim.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlar birbirlerinin sadece ekmeğiyle değil ruhuyla da, biri diğerini hissederek, tahayyül ederek beslenirdi; aksi takdirde ne düşünecek, nerede harcayacaklardı güven dolu, hassas yaşam güçlerini? Üzüntülerini dağıtmayı nereden öğrenip de avunacaklardı, nerede öleceklerdi fark edilmeden...
Sömürünün her türlüsü insanın ruhunu sakatlamakla, onu ölüme alıştırmakla başlar, öyle kurulur egemenlik, başka türlü köle, köle olmaz. Ve sürer ruhun zorla sakatlanışı gitgide artarak, kölenin sağduyusu deliliğe dönüşene dek. Sınıf mücadelesi kölenin içindeki "kutsal ruhun" alt edilmesiyle başlar; efendinin inandığı şeyin, onun ruhu ve tanrısının yerilmesi affedilecek şey değildir, kölenin ruhuysa yalanla, yıkıcı emekle törpülenir durur.