Aslında insanlar akıldan ya da hakikatten değil, sırf doğdukları için yaşarlar ve kalpleri çarptığı müddetçe, çaresizliklerini işleyip parçalara bölerler.
Köle emeği, bitkinlik, sömürü salt fiziksel gücü, elleri zaptetmez, zihni ve kalbi de ele geçirir olduğu gibi; ruh ilk kemirilen olur, peşinden de vücut göçüp gider.
Kanun, ahlak, din... Bütün bunlar, burjuva sınıfının işçilere biçtiği kefendir. Kapitalizmin bahaneleridir. Sadece bulundukları sınıfı korumak için uydurulmuş şeylerdir...