Halldor Laxness

Halldor Laxness

Yazar
8.1/10
47 Kişi
·
109
Okunma
·
15
Beğeni
·
1099
Gösterim
Adı:
Halldor Laxness
Tam adı:
Halldór Kiljan Gudjonsson
Unvan:
İzlandalı, Nobel Ödüllü Yazar
Doğum:
23 Nisan 1902
Ölüm:
8 Şubat 1998
(Doğum 23 Nisan 1902 - Ölüm. 8 Şubat 1998)

HALLDÓR KILJAN LAXNESS 23 Nisan 1902’de Reykjavik civarındaki bir kasabada doğdu. Gerçek adı Halldór Gudjonsson’dur. Yazmaya olan tutkusu daha çocukluk yıllarında, çiftliklerinde ailesinden geleneksel halk masallarını ve eski destanları dinleyerek gelişti. İlk makalesi on dört yaşındayken bir ulusal gazetede yayımlandı. İlk romanı Barn náttúrunnar: astarsaga’yı (Doğanın Çocuğu: Bir Romans) on yedi yaşında yazdı. İlahiyat ve felsefe öğrenimi gördüğü sırada Fransızca ve Latince öğrendi. Avrupa seyahatine çıkan Laxness Katolikliğe yöneldi ve Luxemburg’daki Saint-Maurice-et-Saint-Maur Manastırı’nda Benedikten rahibi oldu. 1927’de ABD’ye gitti ve burada Upton Sinclair ile tanıştı, sosyalizm etkisindeki ilk eserlerini vermeye başladı. 1930’da ülkesine dönen Laxness, Ingibjörg Einarsdóttir’le evlendi ancak 1936’da ayrıldılar. Sovyetler Birliği’ne sık sık seyahat etti. 1936’da 21 yaşındaki Auður Sveinsdóttir’le evlendi. 1940’larda desteklediği Sovyet rejimini Macaristan’ın işgalinden sonra eleştirdi. Yeniden ülkesine dönen Laxness’in, Keflavík’te kurulan Amerikan askerî üssü hakkında yazdığı hiciv Atómstöðin (Atom İstasyonu, 1948), Amerikan hükümeti tarafından kara listeye alınmasına yol açtı. Eşiyle birlikte çıktığı dünya turunda New York, San Francisco, Pekin, Bombay, Kahire gibi kentlerde bulunan Laxness roman, kısa öykü, deneme, şiir, eleştiri türlerinde altmıştan fazla eser verdi. Undir Helgahnúk (Kutsal Dağın Altında, 1924), Kaþólsk viðhorf (Katolik Gö- rüşü, 1925), Fuglinn í fjörunni (Kumsaldaki Kuş, 1932), Salka Valka (1932), Özgür İnsanlar (1934-1935), Ljós heimsins (Dünyanın Işığı, 1937), Höll sumarlandsins (Yaz Sarayı, 1938), Hús skáldsins (Şairin Evi, 1939), Gerpla (Mutlu Savaşçılar, 1953), Paradísarheimt (Geri Gelen Cennet, 1960) gibi yapıtları İzlanda ve Avrupa’da büyük ilgi topladı. 1953’te Dünya Barış Konseyi Edebiyat Ödülü’nü, 1955’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü, 1969’da Sonning Ödülü’nü kazanan Laxness, 1998’de hayata veda e
Dört yıl savaşacak kadar çılgınlaşacak insanlar, barış antlaşması imzaladılar diye bir anda akıl küpü, erdem timsali mi olacaklar sanıyorsun?
511 syf.
·5 günde·10/10
Muhteşem bir kitap! Nobel Edebiyat ödüllü İzlandalı yazar Laxness’in Özgür İnsanlar’nı çok severek ve etkilenerek okudum. Kitap, 1900’lerin başından 1.Dünya Savaşı’nın sonuna kadar olan dönemde İzlanda’nın fiyortlarında bir köyde yaşayan bir ailenin hikayesini, bir ağanın yanında çalışan bir işçiyken kendi çiftliğini kurmaya çalışan Bjartur’a odaklanarak anlatıyor. Bir yandan da alt metinde çok güzel bir sistem eleştirisi var. Kitabın özellikle iki yönüne bayıldım: birincisi, sistem eleştirisi yanında kitap Edebi açıdan çok tatmin edici, pastoral bir masal okuyorsunuz adeta. İkincisi, köylülerin, çiftçilerin durumu dramatize etmeden ve çok objektif bir şekilde anlatılmış. Buna rağmen, kitapta birkaç yerde ağlamamak için kendimi zor tuttum. Asta Sollilja unutamayacağım bir karakter oldu. Okumayanlara tavsiye ederim.
511 syf.
·3 günde
50'den fazla eseri bulunan İzlanda'nın gururu Nobel Ödüllü H. Laxness'in dilimize sadece dört kitabının çevrilmiş olması çok büyük bir talihsizlik bence. Yazarı ilk olarak Salka Valka kitabıyla tanıdım. İzlanda'nın soğuğunu, ıssızlığını ve yalıtılmışlığını gerçekçi bir dille çok güzel tasvir ediyordu orada. Bu romanında ise bunlardan çok daha fazlasını yapıyor yazar.

İzlanda deyince akla fundalık alanlar, sıcak su kaynakları, dondurucu nehirler, yalçın kayalar, derin vadiler, yarlar, balıklar, volkanlar, kar, soğuk gibi kavramlar geliyor ve bence bunların içinde olduğu bir roman okunmaya değer gibi duruyor. Knut Hamsun’un “Toprak Yeşerince (Dünya Nimeti)” adlı romanını okuduysanız ve beğendiyseniz bu roman da size aynı keyfi verecektir. Hamsun’un Isak’i ile Laxness’ın Bjartu’su birbirine çok benzeyen iki karakterdir. Ancak burada Bjartu’nun basit bir İzlanda köylüsünü değil, genel olarak dünyadaki bağımsız çiftçileri temsil ettiğini söylemek yerinde olacaktır. Sadece çiftçileri değil aynı zamanda kendi ayakları üstünde durmaya ve kendi kararlarını kendileri vermeye çalışan insanları da temsil eder.

20 yüzyılın başlarında Bjartu efsanevi bir lanete rağmen 18 yıllık bir hizmetten sonra kendine bir çiftlik satın alarak ve bu çiftlikte kendi sürüsünün çobanı olarak en büyük hayalini gerçekleştirmiş olur. Kimseye bağımlı olmadan, özgür bir insan olarak yaşamak ister. Sadece insanlara değil, Tanrı’ya da bağımlı olmadan yaşamaya çalışır. Soğuk, hastalık, açlık ile imtihanında hiçbir zaman O’nun kapısını çalmaz. Onun tek güvendiği şey koyunlarıdır. Hiç kimseyle arkadaş olmaz. Yıllar içinde koyunlarını kaybeder, eşleri ölür, çocukları açlığa yenik düşer ancak tüm bunlar onu hiçbir zaman yıldırmaz. Ailesiyle her zaman her türlü güçlüğe göğüs germeye çalışır ve ayakta kalmayı başarır. Bjartu sadece doğa olaylarıyla değil, doğaüstü olaylarla da baş etmek zorunda kalır.

Kitabı küçük bir aile romanı olarak okumak mümkündür. Roman boyunca İzlanda yaşamı altında genel bir İskandinav yaşamını, günlük hayatın zorluğunu, toprak reformlarını, Amerika’ya toplu göçleri, modern ekonomik sistemin doğuşunu, I. Dünya Savaşı’nın köylüler üzerindeki etkisini, politik ve sosyal olaylar karşısında fakir ve basit insanların tepkilerini de okuyoruz. Tüm bu yönleriyle “Özgür İnsanlar”ı medeniyet öncesi tarihi bir doküman olarak da kabul edebiliriz.
224 syf.
·4 günde
İzlanda'da fikirleri ve düşünceleri yanlış anlaşılan yazarların en başında hiç şüphesiz Laxness geliyor. Eserlerinde taşralı ile şehirliler arasındaki çelişkiler bariz bir şekilde göze çarpar. “Atom Durağı” da bunun en güzel örneğidir.

1948'de 2 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan bu kitap, piyasaya çıktığı ilk gün tükenerek edebiyat tarihine geçmiştir. Üstelik yazar bu başarıyı daha Nobel'i almadan elde etmiştir. Yazarın ülkemizde basılan 4 kitabından biri. Romanda yazar, İzlanda'nın 2 Dünya Savaşı sonrası İzlanda siyasetinden duyduğu rahatsızlığı ve endişeyi dile getiriyor. Kitabın geneline yayılan hava bu şekilde. Yazarın siyasi sayılabilecek en önemli kitabı belki de budur. Aslında bu bir çeşit eleştiri romanı da sayılabilir. Savaş sonrası Amerika'nın İzlanda'da bir hava üssünün daimi işgalini eleştirir yazar. Amerika'da kara listeye girmesi de büyük oranda bundan dolayıdır belki. 1940'ların İzlanda Edebiyatında en önemli kitaplarının başında hiç kuşkusuz "Atom Durağı" geliyor.

2 Dünya Savaşı'nda kullanılan atom bombaları insanlığa korkudan daha fazlasını öğretmiştir. Yazar romanını Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan bombalardan kısa süre sonra yazmaya başlar. Laxness, olası bir nükleer savaşta İzlanda'nın barındıracağı bu üs yüzünden muhtemel bir tehdit haline geleceğinden endişe duyar. Bu durumun İzlanda yaşamına bir tehdit oluşturacağını düşünür. Romanın tarihsel yanı bu şekildedir.

Kitaptaki olay örgüsü ise Ugla isimli genç bir taşralı kız etrafında şekillenir. Ugla, Reykjavik'e hizmetçi olarak muhafazakar bir meclis üyesinin evinde çalışmak ve org çalmayı öğrenmek üzere gelir. Köyden kente gerçekleşen bu göç Ugla'nın tüm dünyasını değiştirir. Başkentte gördükleri onda kendi ülkesine karşı bir yabancılaşmaya neden olur, büyük bir kültür şoku yaşar. Başkent sokaklarındaki dünya tümüyle farklıdır. Buradaki insanlar ona kibirli ve bozulmuş gelir. Yazar burada savaş sonrası ahlaki değerlerdeki gevşeme ve bozulmadan da söz eder. Kitaplarında genelde bireysel olarak işlediği meseleler bu kitabında toplumsal olarak karşımıza çıkıyor. Diğer kitaplarından en büyük farkı bence bu. Ugla, askeri ve şahsi çıkarlar yüzünden ülkeyi satan siyasetçilerin kirli oyunlarını gördükçe çevresine daha çok yabancılaşır. Ugla anarşist ve komünist grupların toplantılarına katılmaya, felsefe ve yaşam üzerine kafa yormaya koyulur. Atom durağının inşasına kendisi de karşı çıkmaya başlar.

Netice itibarıyla kitap ne iyi ne kötü. İzlanda Edebiyatına ilginiz varsa yazarın "Özgür İnsanlar" kitabını tavsiye edeyim size. Keyifli okumalar.
400 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Salka Valka, 1955 yılında Nobel Edebiyat ödülü alan İzlandalı yazar Halldor Laxness’in başyapıtı kabul ediliyor. Kitap, güneye göç etmek üzere yola çıkan bir kadın (Sigurlina) ve kızının (Salka Valka), şartları elvermediği için, kuzeyde küçük ve fakir bir balıkçı köyüne yerleşmek zorunda kalmalarıyla başlıyor. Laxness, okuyucuyu İzlanda’nın küçük bir köyüne götürüyor ve oradaki insanların yaşamlarını resmediyor. Köyün zenginleri tarafından emeği sömürülen köylüyü, baş karakterimiz Salka Valka’nın başından geçenler ve onun gelişim süreci etrafında anlatıyor. Laxness’in kendine has duru bir üslubu var ve en sevdiğim yönlerinden biri de anlatırken dramatize etmeden, gerçekçi bir şekilde duyguları okuyucuya aktrabilmesi. Yazarın bir diğer sevdiğim yönü de karakterlerini çok iyi oluşturması, gerçekçi, zıtlıkları da içlerinde barındıran karakterler yaratabilme yeteneği. Salka Valka’nın hikayesi üzerinden politika ve politikacıların harika bir eleştirisi yapılmış. Çok ama çok severek okudum. Özgür İnsanlar’dan sonra okuduğum ikinci Laxness eseriydi, umarım diğer kitapları da Türkçe’ye çevrilir. Toplumcu gerçekçi kitaplardan hoşlanan herkese tavsiyemdir. Bunun dışında, İzlanda Edebiyatı’nı merak edenler için de iyi bir başlangıç olduğunu düşünüyorum.
416 syf.
Roman soğuk bir kış gecesi tekneyle bir annenin kızıyla İzlanda’nın güney sahillerinde yer alan fakir bir kasabaya gelmesiyle başlıyor. Kasaba fiyortlarla çevrili, dış dünyadan çok kopuk, az nüfuslu tipik bir balıkçı kasabasıdır. Karaya ayak basan Salka Valka’nın 10 yaşından 25 yaşına kadar bu kasabada var olma ve kabul edilme mücadelesi böylelikle başlamış oluyor. Salka Valka yerli halk gibi fakir olmayı reddeden, 12 yaşında kendi parasını kazanmak için gece gündüz demeden çalışan erken olgunlaşmış bir kızdır. Öyle ki kasabada tüm ekonomik sistemi kontrol eden kişiye bile meydan okumaktan geri kalmaz. Bağımsız ve güçlü bir karakteri olan Salka Valka insanları ve kitapları okumayı, hatalarından ders almasını bilir. O yaşta ve öyle tutucu bir toplumda pantolon giyerek bağımsızlığını gösterir. (Yazarın kitap için düşündüğü ilk başlıklardan birisi de “Pantolonlu Kız”dır.) Yeni yeni boy gösteren Kurtuluş Ordusu’nun kasabadaki dinsel faaliyetleri de roman boyunca sürüp gitmektedir. Salka Valka’nın annesi bu oluşuma katılarak ruhunu şeytandan arındırma telaşı ve savaşı içindedir. Kendisi çok silik ve irade sahibi olmayan bir kadındır. İnsanların elinde oyuncak olmaktan ve duygusal ve cinsel anlamda sömürülmekten kurtulamaz. Yalnızlık, umutsuzluk, güç, fakirlik ve şehvet alt temalarıyla örülü Nobel’i hak etmiş güçlü bir roman. Kitabı okurken nedense İzlanda’nın soğukluğunu ve yalıtılmışlığını hissetmemek mümkün değil.
400 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Kitap cok durgun başlıyor. Yoksa yine bir "At çalmaya gidiyoruz" kabusu mu yaşıyorum diye dusunmeye baslamistim ki ikinci bolumle birlikte artan bir ivme var. Hatta mukemmel bir son sizi bekliyor. Nordik edebiyata olan fikrim boylece degismis oldu:)) iyi ki okumusum, tesekkurler kitapkulubu:)
650 syf.
·Beğendi·8/10
Nobel edebiyat ödüllü İzlandalı şair ve yazar Haldor Laxness’in okuduğum ilk kitabı. Kitap her türlü tahakküme baş kaldıran. zorluklarla mücadele edenkararlı bir insanın kimi zaman destansı kimi zamanda komik hikayesini çağların ve mekanların ötesine geçerek anlatan büyüleyici bir klasik. Ve gerçekten başarılı ve nitelikli bir eser. İyi okumalar. Var olun.
511 syf.
·Beğendi·10/10
Kitapta insanlar sürekli kahve içiyorlar. Sabah, öyle, akşam, her fırsatta, günde sekiz on bardak ve sürahilerle... Özgür İnsanlar kitabı eski bir İzlanda efsanesi ile başlıyor, oldukça güzel ve bol bol coğrafik tasvirleri var. Bu tasvirler öyle detaylı ki okurken film izliyor gibi oluyor insan. Koyunlar ve kurutulmuş balık sıklıkla sözü edilen başrol oyuncuları diyebiliriz. Kitabın kahramanına göre özgürlük; kimseye borçlu olmamak, kendi kendine yetmek ve kimseden emir almamak. Teknik eksiklikleri (karakterlerin detaylandırılmaması, bazı olayların sonuca bağlanmaması vb) olmakla beraber Komünizm karşıtı yapısı ve İzlanda edebiyatının Nobel ödüllü bir yazarına ait olması nedeniyle okunmaya değer destansı ve şiirsel bir kitap Özgür İnsanlar.
511 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Özgür İnsanlar, İzlanda'nın nobel ödüllü yazarı Halldor Laxness tarafından yazılmış.Türkçe'ye çeviren ise Osman Yener.Baş karakter olan aksi, inatçı, dediğim dedik, aynı zamanda özgürlüğüne düşkün bir çiftçi olan Bjartur'un ekseninde, İzlanda'nın kapitalizme doğru kayışına, 1. Dünya Savaşı'nın ülke üzerindeki etkilerine,her toplumda görülen batıl inançlara tanıklık ediyoruz.Ciddi bir din karşıtlığı ve sosyalizm de kitabın diğer göze çarpan konuları.Yazar, İzlanda halk efsanelerine ve geleneksel şiirlerine de bolca yer vermiş anlatıda.Doğa betimlemeleri oldukça başarılı.İzlanda kültürünü tanımak isteyenler için ideal bir kitap.Bjartur dışındaki karakterlerin çok iyi işlenmediğini, olay örgüsünde de yer yer kopukluklar olduğunu düşündüm.

“Kâhya kadınlarla yaşamak zordur.Kâhya kadınlar evli kadınlardan şu bakımdan ayrılır; canları ne çekiyorsa onu yaparlar, oysa evli kadın ne söylendiyse onu yapar.Kâhya kadınlar sürekli bir şeyler talep eder; evli kadınlar sıcak bir ev bulduklarına şükreder, hiçbir şey istemezler.Kâhya kadınların hep bir şeylere ihtiyacı vardır; evli kadınların hiçbir şeye ihtiyacı yoktur ve bunu gayet doğal bulurlar.Kâhya kadın pek çok şeyi yapmaya tenezzül etmez, ama evli bir kadın iş beğenmese ve söylenmeye kalksa, dinleyen olur mu?En yıpratıcı, en zor, en adi işleri verseniz sızlanmadan yapar.Kâhya kadınlar kızar, surat asar, her şey tam istedikleri gibi değilse insanı doğduğuna pişman ederler; bir kadının çenesini kapamak için onunla evlenmek de olacak iş değil tabii."Evimde bir kâhya kadın olacağına üç kadınla evlenirim daha iyi," derdi Bjartur; ama ağzından çıkanla yaptığı işler birbirini tutmadığı için, her yılbaşında bu şirret cadılardan yeni birini işe aldı ve başı dırdırdan kurtulmadı."
syf 470-471

Yazarın biyografisi

Adı:
Halldor Laxness
Tam adı:
Halldór Kiljan Gudjonsson
Unvan:
İzlandalı, Nobel Ödüllü Yazar
Doğum:
23 Nisan 1902
Ölüm:
8 Şubat 1998
(Doğum 23 Nisan 1902 - Ölüm. 8 Şubat 1998)

HALLDÓR KILJAN LAXNESS 23 Nisan 1902’de Reykjavik civarındaki bir kasabada doğdu. Gerçek adı Halldór Gudjonsson’dur. Yazmaya olan tutkusu daha çocukluk yıllarında, çiftliklerinde ailesinden geleneksel halk masallarını ve eski destanları dinleyerek gelişti. İlk makalesi on dört yaşındayken bir ulusal gazetede yayımlandı. İlk romanı Barn náttúrunnar: astarsaga’yı (Doğanın Çocuğu: Bir Romans) on yedi yaşında yazdı. İlahiyat ve felsefe öğrenimi gördüğü sırada Fransızca ve Latince öğrendi. Avrupa seyahatine çıkan Laxness Katolikliğe yöneldi ve Luxemburg’daki Saint-Maurice-et-Saint-Maur Manastırı’nda Benedikten rahibi oldu. 1927’de ABD’ye gitti ve burada Upton Sinclair ile tanıştı, sosyalizm etkisindeki ilk eserlerini vermeye başladı. 1930’da ülkesine dönen Laxness, Ingibjörg Einarsdóttir’le evlendi ancak 1936’da ayrıldılar. Sovyetler Birliği’ne sık sık seyahat etti. 1936’da 21 yaşındaki Auður Sveinsdóttir’le evlendi. 1940’larda desteklediği Sovyet rejimini Macaristan’ın işgalinden sonra eleştirdi. Yeniden ülkesine dönen Laxness’in, Keflavík’te kurulan Amerikan askerî üssü hakkında yazdığı hiciv Atómstöðin (Atom İstasyonu, 1948), Amerikan hükümeti tarafından kara listeye alınmasına yol açtı. Eşiyle birlikte çıktığı dünya turunda New York, San Francisco, Pekin, Bombay, Kahire gibi kentlerde bulunan Laxness roman, kısa öykü, deneme, şiir, eleştiri türlerinde altmıştan fazla eser verdi. Undir Helgahnúk (Kutsal Dağın Altında, 1924), Kaþólsk viðhorf (Katolik Gö- rüşü, 1925), Fuglinn í fjörunni (Kumsaldaki Kuş, 1932), Salka Valka (1932), Özgür İnsanlar (1934-1935), Ljós heimsins (Dünyanın Işığı, 1937), Höll sumarlandsins (Yaz Sarayı, 1938), Hús skáldsins (Şairin Evi, 1939), Gerpla (Mutlu Savaşçılar, 1953), Paradísarheimt (Geri Gelen Cennet, 1960) gibi yapıtları İzlanda ve Avrupa’da büyük ilgi topladı. 1953’te Dünya Barış Konseyi Edebiyat Ödülü’nü, 1955’te Nobel Edebiyat Ödülü’nü, 1969’da Sonning Ödülü’nü kazanan Laxness, 1998’de hayata veda e

Yazar istatistikleri

  • 15 okur beğendi.
  • 109 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 213 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.