Nûr

Puan vermedi·200 syf.··
2022 7. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2022 22:56
İlk defa İbrahim Kalın’ın bir eserini okudum . Bir çok alanda ki düşünüre ait kavram ve deyişler bu kitapta akıcı bir dil ve üslup ile kullanılmış. Pasajlar arasında ki geçişler kavramların buz pistinde felsefik ve etimololojik olarak ahenkli ve dengeli bir şekilde dansını hissettiriyor. Üstelik düşünsel yönü ile . Düşünürken bağ kuruyorsunuz ve yer yer kalbinizle hissediyorsunuz düşündüklerinizi. Yaradılış gayenizi ve kendinizi. Son olarak… Şu fani dünyada vefa ile çıktığımız yolda vefatımızda bize eşlik eden gayemizdir. Velhasıl “ Yolda olmak, aramaktır. Bulmayı ve bulunmayı istemektir.”
Açık Ufukİbrahim Kalın · İnsan Yayınları · 20212,414 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·105 syf.··
2021 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Ağustos 2021 22:16
Kavramlarla din ve psikoloji ilişkisini tarihsel söylemlerle birleştirerek açıklamalar yapan bir kitap. Daha önce psikoloji ve din sosyolojisi bağlamında okuma yapmayanlar için dili ağır gelebilir. Derinlik psikolojisi yani klasik bilinç ruh bilimine karşılık biliçdışını inceleyen psikolojiyi , rüya ve rüyanın oluşmasını sağlayacak etkenleri, tanımlayabildiğimiz ve tanımlayamadığımız korkuları, din ve teslimiyet ilişkisini aralayan bir eserdir. Özellikleri din ve psikoloji ilişkisini, Numinosum, arketip, gölge, anima-animus, kollektif güç ve deneysellik kavramlarıyla, bilinçdışının derinliklerne dair çözümlemeler bulunmaktadır.
1000Kitap
Psikoloji ve DinCarl Gustav Jung · Okyanus Yayıncılık · 2017796 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2021 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2021 01:10
Kitap bence 2 temada işlenmektedir. İlk tema yazılanların kaynağındaki asıl duygulara yer verirken ikinci tema da ise yazma sürecine neden gereksinim duyulduğu çeşitli örnekler üzerinden dile getirilmiştir. Ben kalben hissetiğim ilk temadan bahsetmek istiyorum. İlk tema… Okurken hissetmek, hissederken düşünmek ve dalıp dalıp uzaklara gitmek. Kitabın ilk yarısını okurken , tanımlayamadığınız bir özlem duygusu sizi sarıp sarmalıyor. Özlemin içine yerleştirilen metafor sadece bir insan bedeni değil , bir düşünce, bir felsefe , bir yolculuk gibi… insanı kendine yeniden kendine getiren bir yol misali.. mesela aşk ile özgürlük imgesi ancak bu şekilde güzel anlatılabilirdi “Dönüp dönüp sana geldikçe anladım özgürlüğün aşk olduğunu.” Kitabın ilk sayfalarında okuduğum bu cümle Gerçek bir aşkın Bir anka kuşu misali 7 vadiyi aşan yüce bir gönül,özgürlük ve irade olduğunu, kendini ve doğanı kadim bir bilgi ile keşfetmek olduğunu, ama muhakak bir ağaç misali yaşamın bir yerlerinde kök salması gerektiğini inceden hissettiren ve düşündüren cümlelele birçok yerde farklı örneklerle göstermektedir. Eğer bu kitabı okuyorsanız veyahut okumayı düşünüyorsanız, Kalplerinizle çıktığınız yola eşlik edecek yüklü bulutlarla yolculuğunuza devam edeceksiniz …
1000Kitap
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814bin okunma
Puan vermedi·250 syf.··
2021 18. kitabı
Suç kişinin kendisi tarafından mı oluşturulur? Veyahut toplum tarafından mı suçlu oluşturulur ? Önyargılar “suç” olgusunun meydana gelişinde Ve yönlendirilmesinde nasıl bir role sahiptir. Kırmızı Pazartesi bence tam olarak bundan bahsediyor. Kitabın konusuna binaen geçen “bana bir ön yargı verin dünyayı yerinden oynatayım” cümlesi aslında , suç ve suçlu kavramlarının birey ve toplum tarafından nasıl oluşturulduğunu bir cinayet üzerinden temellendirilerek dile getirilimiştir. Bazı cümleler insanı alıp düşünecelere götürmesine rağmen çok güzel bir kitap mı irdelemek gerek.
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 201395,4bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2021 16. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2021 01:23
Cemil Meriç’in üslubunu bir sınıfa dahil etmek, kategorilendirmek onun kavramlarla dans eden dünyasını tanımamaktır. Kavramlara yüklediği anlamlar, bir taraftan tarihten beslenirken bir taraftan ise sizleri alıp bugünün dünyasına ait olayların içine, dahil etmektedir. “Görmek, yaşamaktır” diyor. Gözlerini erken yaşta kaybetmesine rağmen, dünyayı görmeyi becerebilen, bilge çınar . Görmekten kasıt sadece bir organın işlevi değildir, aksine bir facia olan dünyadan anladıklarımız ve algıladıklarımızdır. Facia olan dünyadan nasıl kurtuluşun yolu nedir ? Bu yol, insana ve değerlerine neler katabilir ? Sorusu, Benim için kitabın 2 temel noktasıdır ve kitapta geçen “ hayatında iki facia var biri yabancı dil öğrenmemiş olması..” cümlesi ilk odak noktam oldu. Öğrendiklerimizin hayata bakış açısımızın ve algıladıklarımızın sadece bir dil ile mümkün olamayacağı, şimdilerde ise küresel bir köy haline gelen dünyanın bireyi için, kendisini anlamada ve aydınlatma bağlamında güzel bir noktaya değinmiştir. İkinci facia ise “ tarafsız olamama” sahi günümüzde bir gruba bir söyleme bir mensup olupta tarafsızlığını koruyabilen , insani değerlerden uzaklaşmamış olmayı başarabilen, iktidar hırsından uzak durmayı becerebilmiş kaç kişi vardır ? Dünya düşüncesinde, naif olmayı gerçekten başarabilmişler midir ? Gerçek bir aydın gibi yaşıyorlar mı ? Bu sorunun cevabı için ; Aydınlanmanın yolu İçin dünyaya açılan bir pencere, pencerenin açılan kolu dil veya diller, dillerin bakış açısı tarafsızlık, söylenebilir. Tarafsızlıktan kasıt: gözlerimizi , kulaklarımızı ve duygularımızı kapatarak yaşamak değil, insanî olan değerlerle birleştirmek, insan için var olan bu dünyayı bir faciadan kurtarmak, güzelleştirmektir.
Bir Facianın HikayesiCemil Meriç · Umran Yayınları · 1981353 okunma