Düşüncenin yeri kafanın içidir; duygunun, ruhun yeri insanın göğsü; arzu, isteklerin yeri ise alt bedendir. Düşünce ve mantık bedene girince öteki şeylerle birleşen ölümsüz yanıdırlar insanın.
Bunun üzerine kendimi, hakiki felsefenin hakkını teslim ederek sadece onun, bütün kamusal ve özel hayattaki adalete bakış imkânı verebileceğini, doğru ve hakiki felsefeciler iktidara gelmeden ya da devletlerin iktidar ve güç sahipleri takdiri ilahi sonucunda gerçek filozoflara dönüşmeden insan soyunun mutsuzluğunun son bulmayacağını açıklamaya zorunlu hissettim.