Medeniyetten(!), şehrin karmaşasından, insanların hırsından, bencilliğinden ve egolarından uzak cennet misali bir adada yaşayan 40 hane ile adanın eski sahibi binlerce martı... Hiçbir dertleri, paylaşmadıkları herhangi bir şeyleri olmayan bu kırk komşu adeta 40 ailedir. Birbirlerine çok güvenir ve birbirlerini çok severler, martılarla birlikte kardeşçe ve barış içinde yaşarlar. Ta ki “başkan”ın adaya gelişine kadar... Bu noktadan sonra olaylar yavaş yavaş çığrından çıkmaya başlar. Kitaptan çıkarılacak çok fazla ders, söylenebilecek bir sürü ana fikir var. Hem keyif alarak okuyacak hem de bir şeyleri sorguladığınızı hissedeceksiniz. Mutlaka okumanızı öneririm.