Küçük bir kasabada, bir ayin esnasında bir cinayet işlenir. Kulaklarında “fazlasıyla iyi duyma” engeli olan Mattias ve teyzesi bu cinayeti aydınlatmak için araştırma yapmaya başlarlar ve araştırdıkça da hiç bilmedikleri ölümcül gerçeklere ulaşırlar.
.
.
.
Kitap benim için ne gerilimdi ne de polisiye. Normal bir macera romanı demek bence daha doğru olur. Heyecan yok denecek kadar azdı kitapta. Bir de kalabalık isim kadrosu bazen sıkıntı yaşattı. Bana salt macera da yeter derseniz yazarın oluşturduğu karakterleri sevip keyifle okuyabilirsiniz.
.
.
.
Pegasusyayınevi ‘ nin okuduğum son kitaplarında oldukça fazla yazım ve noktalama hatası yapılmıştı. Bu durumu Pegasus’a yakıştıramadığımı söylemeden geçemeyeceğim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ilk defa okuduğum yazarlardan biri daha... Öncelikle şunu söylemeliyim ki kitap, ne polisiye ne gerilim türünde. En azından ben hiç gerilmedim okurken. ️ Fakat kitabı okurken hiç sıkılmadım. Gayet akıcı bir şekilde bitiverdi.
.
.
.
Konusundan bahsedecek olursam şöyle: Bir alışveriş merkezinde bir hafta boyunca karantinada kalan binlerce insan. Zaman geçtikçe bozulan sinirler, hastalıklar, saldırganlaşan insanlar... Kitap, birkaç kahramanın ağzından ayrı ayrı bölümler olarak anlatılıyor.
.
.
.
Kitapla ilgili rahatsız edici olan şey ise koca kitabı okuyup bitirmiş olduğum halde sonunu öğrenememiş olmam. Çünkü hikaye ortadan kesilmiş ve ikinci kitaba bırakılmış. Daha önce böyle çat diye kesilip ikinci kitaba geçen seri okumadığım için hem şaşırdım hem de sinir oldum. Üç serilik bu kitabın sanırım ikinci ve üçüncü kitabının Türkçeye çevirisi yapılmamış.
.
.
.
Kitabı okumanızı tavsiye ederim ama serinin diğer kitaplarını da edindikten sonra.