Size en sevdiğim polisiye yazarlarından biri olan Tess Gerritsen’in en son çıkan kitabını tanıtmak istiyorum. Bu kitabıyla yazar asıl tarzından bir parça uzaklaşmış olarak çıkıyor karşımıza. Yani bir Rizzoli&Isles serisinden alışık olduğumuz kaçıp kovalamaca ve adrenalin yok.
.
.
.
Ava, yemek kitabı yazarıdır. Baston’da yaşadığı kötü günlerden sonra kafa dinlemek ve yeni kitabına konsantre olmak için kısa bir süreliğine bir sahil kasabasına taşınır. Ancak bu eski malikanenin çarpıcı geçmişi ve burada yaşanan sıra dışı olaylar Ava’nın ruhuna nüfuz etmeye başlar. Gittikçe hayattan kendini soyutlayarak hayaletli olduğuna inandığı bu eve adar kendini.
.
.
.
Kitap, konusu itibariyle pek çok kimse tarafından olumsuz eleştirildi. Ancak ben ne hissettiğimden pek emin değilim. Kendi tarzından uzaklaşmadığı bir kitabı tercih ederdim fakat bu kitap da beni sıkmadı ve yazarın üslubunu sevdiğim için bir çırpıda bitti. Yazarın kalemini sevenler bence okumalı.
Fantastik ögelerin ağır bastığı kitabımızda heyecan hiç bitmiyor. Kitap, Alex Ve Joan ağzından bölüm bölüm anlatılıyor. İkisi de işinin ehli birer büyücüdür. Joan, yedi kişilik usta ekibiyle birbirinden güzel gösteriler hazırlarken birden kendini amansız bir işin içinde bulur. Alex ise polisle iş birliği yaparak kendini tehlikeli sulara atmıştır ve artık geri dönüşü yoktur. Bu ikisinin hayatları kesiştiğinde ise işin içine aşk da dahil olur ve olaylar çok farklı bir boyut almaya başlar.
Kitapta kelime yazımında çok fazla hata vardı. Okurken rahatsız etti. Bunun dışında kitap, kesinlikle okunmaya değer, türü sevenlere öneririm.