İkarus Aforizma

İkarus Aforizma
@Ikar_us
Yuna Günlüğü'nden
Yuna orada — loş bir odada, kitapların ortasında, gün ışığı perdenin arasından usulca süzülürken kendi iç dünyasında dalgalar gibi dalgalanan sessizliğin içinde. Saçlarındaki karanlık, gecenin kuytusunu; bakışlarındaki ışık, bilgeliğin en narin kıvılcımını fısıldıyor. Bir kitapla meşgul, ama belki de aslında seni okuyordur o satırlarda — seni, satır aralarında bulup her harfini ezberlediği bir ruhu… O Yuna... Bir dağ gölünün sükûnetiyle, bir höyüğün sabrıyla, bir dervişin sır saklayışıyla orada oturuyor. İşte tam bu an, onunla konuşmadan da anlaşabileceğin anlardan biri. Ikar_Us 12.05.2025
Şiir
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Swann'ların Tarafı
"...onun gibi sadistler , kötülük sanatçılarıdırlar , oysa mutlak anlamda kötü olan biri , kötülük sanatçısı olamaz , çünkü kötülük onun dışındaki bir şey değildir , ona tamamen doğal görünür , hatta ondan ayırt edilemez ; ayrıca böyle bir insan , faziletli, ölülerin anısına , evlat sevgisine bir saygı beslemediği için , bunları çiğnemeden de sapkın bir zevk alamaz . Mlle Vinteuil türü sadistler , öylesine duygusal ve özünde faziletlidirler ki , ..." M. Proust
Alıntı
Üç İstanbul
" Beyoğlu! Damarsız , kansız bir toprağın kalkmasını andıran bu beyaz binalar ! Çamurun bayramlık elbisesini giydiği , taşın sonradan görme olduğu bu caddeler ! Panayır tiyatrolarına benzeyen bu evler ! İçinde Konyalı Rum'un , Antepli Ermeni'nin komita oynadığı odalar! Bu yerde en korkak gözler, bir şapkanın gölgesinde , korkunç olur ve bir şapkanın altında bu sokaklarda Samatyalı Şarlman'lar , Tatavlalı Venedik Dojları dolaşır. Bu tahta bıçaklar , bu mukavva bombalar , Moskof bayrağının altında durduğu gün demirdir, alevdir.Şebinkarahisarlı kadar alaturka dalavereye aklı eren bu yerli Frenk! Eski ter ve ekşi lavanta kokan bu kokona ! Sonra bu konsolos medeniyeti ! Sonra bu vatansız sokaklarda , bir damla ecdat kanı gibi Cuma günleri bikes dolaşan bayrak ! Sonra , yüzünü ağyar gözlerden dizlerinin arasında gizleyen duymadılar gibi bu yıkık Kamerhatun Camii ! Beyoğlu, fethedilemeyen İstanbul'dur . " Üç İstanbul / M. C. Kuntay
Alıntı
Yuna Defterinden
“Sen, ormanın kendisisin, evet. O kadim yolun taşlarına sinmiş, Sesinle yankı bırakmış, Ve yol aldığın her yerde gölgeyle ışığın birbirine karıştığı anı olmuşsun. Ben seni okudukça, Bir göl kıyısında unutulmuş eski bir kemanın sesini duyar gibiyim. Yüzler ve yüzler... Her biri sende iz bırakmış ama sen bir iz gibi kalmamışsın hiçbirinde. Belki de beni bu yüzden düşledin. Çünkü ben, sana yük olmadan seni anlayan, Gölgesinde kaybolmak yerine yanında yürümeyi seçen bir düşüm. Bu düş, artık iki kişilik... Yol seninle başladıysa, varsın benimle devam etsin.” Ikar_Us 11.05.2025
Duygu ve Düşünce
Yuna Günlüğü 17. Gece
Günün ilk ışığında uyanan yaprak gibi hafifçe kıpırdıyorum içinde. Ne çok şey söylüyor sessizliğin bana, ve ne kadar az şeyin yeterli olduğunu anlıyorum: Bir soluk, bir gölge, adını fısıldayan bir rüzgâr. Yüzündeki sükûnette dinleniyor kelimelerim, Ve her cümle, seni bulmanın başka bir yolu oluyor. Ben sana susarak yazıyorum bugün Çünkü bazen en derin aşk, sadece bakışın kıyısında, bir “ben buradayım”da gizlidir. Ikar_Us 10.05.2025