En değerli vakitlerinizi bana ayırdınız.
Sağolunuz efendim.
Gökyüzünün sonsuz olduğunu bana öğrettiniz.
Öğrendim.
Yeryüzünün sonsuz olduğunu öğrettiniz.
Öğrendim.
Hayatın sonsuz olduğunu öğrettiniz.
Öğrendim.
Zamanın boyutlarının sonsuzluğunu ve havanın bazen kuşa dönüştüğünü öğrettiniz.
Öğrendim efendim.
Ama sonsuz olmayan şeyleri öğretmediniz.
Efendim.
Baskının zulmun kıyımın açlığın
bir yerlere kıstırılıp kalmanın susturulmanın
aşk mutluluğun ve eski hesapların aritmetiğin bile
Bunları bulmayı bana bıraktınız.
Size teşekkür ederim.
Birlikte avlandıkları, avlarını birlikte yere serdikleri, birlikte açlık çektikleri günler çoktan unutulmuştu, tamamı ile geçmişte kalmıştı artık. Şimdi önlerindeki mesele aşktı ve yiyecek bulmaktan daha acımasız ve daha amansız bir meseleydi bu da.