İlayda Ateş

İlayda Ateş
@Ilaydaates4949

İlayda Ateş

, 2026 okuma hedefini güncelledi.
2026 OKUMA HEDEFİ
9/35 kitap - %26 tamamlandı
9 kitap okudu
35 kitap
1.682 sayfa
0 inceleme
38 alıntı
8 günde 1 kitap okumalı.
Reklam
...Biraz askerliğinden bahsetti. Ama konuşurken fark etti ki bahsettiği askerlik kendininkiki değil de etrafta askerlik diye anlatılan, öteden beri duyduklarından derleme gibi bir şeydi. Böyle anlatınca safi anlatan olunuyor dinleyen de duymak istediğini alan olup hiç yorulup üzülmeden ortaya karışık manasız ve ifadesi güç şeyler dökülmeden yüz kere dinlenmiş bir masalın sıkılmadan dinlenen yüz birincisi dökülüyordu. Sonunu zaten nerdeyse birlikte tamamlıyorlar, temenniler beraber bir ağızdan ediliyor, tabii tabii'ler, sanki bir ağızdan çıkıyor, anlatanla dinleyen cetvelle çizilmiş gibi duran söz çizgisinin üstünde muntazaman buluşuyorlardı.
Sayfa 389·Kitabı okudu
"Yine olan oldu. Yavaşça inen bir duygu seyrelmesi ve düşünce azması. Daha sürse ne olacağını, bu kapıdan sonrasını merak ettiği ruh merhalesi "bu kadar," deyip onu görebildiği, incinebildiği, ezilebildiği noktayı kâfi görerek kapı dışında bıraktı. Duygu ne denli şiddetli olsa bir supabı ve emniyeti kendiliğinden çekiliyordu, üzüntü ne kuvvette olsa kalp soyulmaya, dilimlenmeye başlıyor ve müddet sonra seyreliyordu, ağlamada da önceki sağanak dinıyordu. Aziz ne olursa olsun burada şu anda bunun durmamasına ve nihayet etmemesine ihtiyaç duyuyordu. İnsan sınırı bu muydu? Üzülebilme sınırı, ağlama sınırı, durma sınırı, anlama sınırı, hissetme sınırı... Ne korkunç bir şeydi bu böyle! Hiçbir şeye hak ettiği kadar üzülemeyecek, ağlayamayacak, zaten anlayamayacak, hissedilen istediği, aslında talep ettiği kadar hissedilemeyecek yaşamın kenarından ölümün ortasına inilecekti. Muhakkak başka bir yol olmalıydı, muhakkak ki, ölümün ortası vardı çünkü. O varsa yaşamın da ortasını, derinini, sahisini, ağlamanın kuyusunu, hissetmenin başkası engellemelerden ilerleyebildiği yolunu, düşünmenin araya girenlerce perdelenmediği bir odasını bulacaktı. Yoksa burada bir dakika durmanın manası senelerce otlamaktı, beş dakika durmak onca otlayıp sonra da kesilmekti, koyunun teesüfüydü."
Sayfa 387·Kitabı okudu
Elbet hastaydı, insandı, elbet ruh bütünlüğü yoktu onlarca beni vardı, elbet deliydi az çok aklı vardı.
Sayfa 382·Kitabı okudu
... Kendilerinde yaprak kıpırdamaz, kim neyi yapacak ise bunlar için yapacaktı. Elleri de bellerinde, biz neyiz de dünyanın çalgısı çağanozu, seyri seyranı, sözü şiiri raksı önümüzde yapılıyor üstelik biz bunların hiçbirinden de anlamıyoruz ama beğenmezsek fena yapıyoruz demiyorlardı. Zavallı insan da bunların beğenisine aç, çepiğine mest, ıslığına kahır, sıkılmasın gücenik, isteklerine gayrette... bir ömrü rezil ediyordu.
Sayfa 382·Kitabı okudu