Tavşan yahnisi yapmak için önce bir tavşan olmalı, Tanrı'ya inanmak için de önce Tanrı..
F.M. Dostoyevski/Ecinniler
Adolfer'in Zirzəmi-si:
t.me/+NkIJrijmPcFjZmUy
Lenin ve Troçki, yere serili gazetelerin üzerinde yan yana uzanmışlardı. Lenin, derin bir iç çekerek Troçki'ye, "Biliyorsun," dedi, "onca eziyetten ve gizlilikten ansızın iktidara geçmek insanın başını döndürür."
Bolşevik hatalar komedisinin sonu gelmiyordu. Saray'a hücum işareti, Peter ve Paul Kalesi'nin bayrak direğine asılan kırmızı bir fenerle verilecekti. Fakat o büyük an geldiğinde, kimse işaret vermedi, çünkü hiç kimse bir fener bulamıyordu. Bir Bolşevik komiser bu nadir malzemeyi bulmak için dışarı çıkmak zorunda kaldı. Sonunda bir fener bulunabildi, fakat rengi kırmızı değildi. Daha da kötüsü, komiser karanlığın içinde yolunu kaybetti ve bir bataklığın içine düştü. Oradan güç bela çıktığında, feneri kaybetmişti. İşaret verilemedi.
Ekim Devrimi yirminci yüzyılın en önemli olaylarından biri olacak, Sovyet propagandası tarafından efsaneleştirilecek, John Reed'in Dünyayı Sarsan On Gün'ünde romantikleştirilecek, Eisenstein'ın başyapıtı Ekim filmiyle ölümsüzleştirilecek ve Stalin'in aşırı övgülerle dolu abartmalarıyla gülünçleştirilecekti. Gerçekte Ekim, şanlı bir olaydan çok, bir güldürüyü andırıyordu. Acımasız ve kanlı olan asıl devrim, trajik biçimde, bu komedi sona erdiği an başladı.