Hayatı, gideceğini başından beri bildiğim ama için için beni bırakmayacağını ummayı seçtiğim bir serserinin rüzgarına kapılır gibi yaşadığımı ancak o zaman kavrayabildim. Onu sandığımdan fazla önemsediğimi de.
Ulkenin okuryazarlarını, aydınlarını susturma ve yok etme niyetleri, hem cehalet kompleksle-rinden, kendilerini bizim yanımızda aşağılanmış hissetmelerinden hem de işledikleri suçları ülkeye ve dünyaya duyurabilecek insanlardan kurtulma niyetinden kaynaklanıyordu galiba.
Geçen gün kardeşim amcama gitmiş, amcam bizi sormuş, sonra da demiş ki belliydi bunun böyle olacağı, bir evde o kadar kitap oldu mu başın belaya girer, herkes gibi işinde gücünde olsalardı bunlar yaşanmazdı. Bunları duyunca o kadar kırıldım ki. Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar.
Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.