"Gençliğin en başta gelen öğrenimlerinden biri yalnızlığa katlanmayı öğrenmek olmalı; yalnızlık mutluluğun, ruh dinginliğinin kaynaklarından biridir çünkü. Zeki insan önce acısızlığı, kötü muameleye maruz kalmamayı, dinginliği ve boş zamanı erek edinecektir. Bunun sonucunda, sessiz, mütevazı, ama olabildiğince rahat bırakıldığı bir yaşamı arayacak, buna uygun olarak da, sözüm ona insanlara birkaç tanışıklıktan sonra yalnızlığı hatta büyük bir zekâ söz konusu ise inzivayı seçecektir. Çünkü kişi bizzat kendinde ne denli çok şeye sahipse, dışarıdan da o denli az şeye gereksinim duyar ve diğer insanlar da ona o denli az şey ifade edebilirler."
"Zekâyı ve anlama yetisini açığa vurmanın toplulukta kendini sevdirmenin bir yolu olduğu kuruntusuna kapılan nasıl da deneyimsiz bir kişidir. Tersine, kestirilemeyecek derecede ezici çoğunlukta nefret ve kin uyandırır bunlar. Bu kin ve nefret, onu duyumsayan kişi kin ve nefretinin nedenini suçlamaya ehil olmadığı, o nedenini bizzat kendinden gizlediği oranda acı olur."
"Gençlikte bizi çoğunlukla cezbeden, şeylerin dış yönüdür, yaş alırken ise düşünce ve yansıma, aklın baskın niteliğindedir. Bu nedenle, gençlik şiir zamanıdır ve yaşlılık felsefeye daha eğimlidir. Uygulanabilir konularda da aynısı geçerlidir: İnsan kararlarını gençlik döneminde dış dünyanın onun üzerinde yarattığı etkiyle şekillendirir; bunun aksine yaşlandığında eylemlerini belirleyen düşüncedir."