Imoschenko

Imoschenko
@Imoschenko
Hayatım: meleklerin yuhalamaları arasında afişlerden silinmiş, sadece ilk perdesi oynanmış bir trajedi.
Kendinizi - asil ya da paçoz, mühim değil - bir tutkuya kaptırır kaptırmaz, ıstıraptan ıstıraba geçeceğinize eminsinizdir. Bir tutkuya kapılma yatkınlığı da acı çekmeye yazgılı olduğunu iyi gösterir.
Sayfa 99·Kitabı okudu
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
''Gerçekdışı acı yoktur hiç: Dünya olmasa bile acı olurdu. Hiçbir yararı olmadığı ispatlandığı zaman bile onda bir yarar bulurduk: Bizi çevreleyen kurgulara muayyen bir cevher yansıtma. Acı olmasa, hepimiz birer hayalet olurduk, onsuz hiçbir yerde bir içerik olmaz; sadece mevcudiyetiyle, önüne ne gelirse gelsin, bir kavramın bile çehresini değiştirir. Acının dokunduğu her şey hatıra mertebesine terfi eder: ''Hazzın ancak kıyısından geçebildiği hafızada acı izler bırakır.''
Sayfa 97·Kitabı okudu
''İnsan mülksüzleştirilebilir, elindeki her şey alınabilir, öyle veya böyle idare eder. Bununla birlikte bir tek şeye dokunmak gerekir, hafifletilmesi mümkün olmayacak şekilde mahvolacaktır yoksa: şikayet melekesi; daha iyisi; şikayet şehveti. Bunu elinden alırsanız, dertlerinden ne çıkar sağlayacak ne de zevk alacaktır. Bunlardan söz edebildikçe ve ortalığa dökebildikçe, özellikle de hemcinslerine anlatıp bunu yaşamadıkları için, bundan o anlığına muaf oldukları için onları cezalandırabildiği müddetçe duruma uydurur kendini. Şikayet ettiği zaman şunu ima etmektedir: ''Durun hele, sizin de sıranız gelecek, bundan kaçamazsınız.''
Sayfa 95·Kitabı okudu
''Şayet her birimiz bütün tasarılarına ve fiiliyatına ilham kaynağı olan en gizli arzusunu itiraf etseydi, şunu söyleyecekti: ''Methedilmek istiyorum.'' Hiçbiri itirafa razı olmayacaktır, zira toplum tarafından reddedilmişlerin ve talihi yaver gidenlerin eşit bir yoğunlukta acısını çektikleri bir yalnızlık ve güvensizlikle beliriveren bu kadar acınası ve bu kadar aşağılayıcı bir zaafını ilan etmek, iğrenç bir iş yapmaktan daha yüz kızartıcıdır. Hiç kimse olduğundan da yaptığından da emin değildir. Meziyetlerimizle ne kadar dolduruşa gelirsek gelelim, endişe kemirir içimizi ve onu aşmak için aldatılmaya, nereden ve kimden gelirse gelsin onay görmeye razıyızdır. Bir işi ya da eseri bitirmiş ya da herhangi bir faaliyete girişmiş olan birini gözlemlerseniz, bakışında yalvaran bir nüans yakalarsınız. bu kusur evrenseldir. Tanrı bundan hoşnut görünüyorsa, yaratma işini bitirdikten sonra, ortada şahit olmadığından, methedilmeyi umamasındandır. Kendi kendini methetmiştir, doğru, hem de her günün sonunda!''
Sayfa 75·Kitabı okudu
''Meleğin bahtsızlığı, zafere erişmek için çırpınmak zorunda olmamasından gelir: Zaferin içinde doğmuştur, orada aylakça yayılmıştır, özü birdir onunla. Daha ne istesin? Kendine arzular icat etme kaynağı bile yoktur onda. Üretmek ile var olmak iç içe ise, onun durumundan daha gerçekdışı ve hazin bir şey pek yoktur.''
Sayfa 79·Kitabı okudu