Zihnimin içi labirent gibiydi. Labirentin sonu aslında başlangıcı, düşünceler de duvarlarıydı. Bir sonuca ulaştığımda aslında birçok düşüncenin arasından geçiyordum ama beni her seferinde başladığım noktaya getiren şüphe, labirentin içinde yaşayan bir canavar gibiydi ve ben o canavarla tek başıma savaşamıyordum.
Hüzün en çok gözlerden okunuyor. Gazetelerde hep gözler gizleniyor. Acı en çok gözlere siniyor. Utanç en iyi gözlerden okunuyor. Gözler hayatı tefsir ediyor. Hayat gözlerden kendini ele veriyor.