" Her şeyi göze alanlar, aysız bir gece vakti yalnız kabı kaçağı, tası tarağı, yatağı yorganı değil; ellerindeki nasırı, soludukları dağ kokusunu, içlerindeki sesleri, dedelerinin anlattıkları göç hikayelerini, yaşayıp biriktirdikleri ne varsa güçleri yettiğince yüklediler kamyona. Ama kamyona yüklediklerinden daha çoktu geride bıraktıkları. İnsan ne kadarını sırtlanıp nereye kadar sürükleyebilirdi ki çocukluk vatanını?"
"Istıraptan belin büküldüğünde, dünyanın üzerine ebedi bir gece çöksün istediğinde; Yağmurun ardından ışıldayan yeşilliği düşün. Düşün bir çocuğun uykudan uyanışını."
“Kalmadı İnsanların ahde vefası, yaraya duası... Unuttuk azizim, unuttuk biz; Yargılamadan önce dinlemeyi, konuşmadan önce düşünmeyi, dokunmadan önce hissetmeyi, şikayet etmeden önce şükretmeyi, istemeden önce sabretmeyi… Ve biz birbirimizi, Allah rızası için sevmeyi bile unuttuk.”