Köşesine çekilmiş, dünya ile ilgisi kalmamış yeme ve içme ötesinde beklentisi olmayan ve yalnızlığı tercih etmiş bitkin birisinin elbetteki sabretmesi sözkonusu değildir. Zaten o sabretmediği için, direnmediği için o halde gelmiştir. Kendisine karşı gelişen musibetlere dayanmadığı için için, hatta onlara teslim olduğu için bu haldedir. Demekki dünyada en çok sabra ihtiyacı olan mücadele içinde olandır. Mücadele etmeyen insan zaten sabırsızlığıns teslim olmuştur. Sabırsızlığa teslim olmuş birisinin sabretmesi neye yarar ki?
Rasul-i Ekrem(s.a.v) şöyle buyurdu: İslam'da ruhbanlık yoktur. İslam'da bir köşeye çekilmek, hayattan ve dünyadan el etek çekerek kişisel ibadetlere yönelmek yoktur. Benim ümmetimde ruhbanlık ve dünyanın terki, Allah(c.c)ın yolunda son bulan cihad şeklindedir.