umutsuzlandığım her akşam
senin rüzgarın almıyor mu uğultulu yorgunluğumu
yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
ellerimden sımsıkı tutmuyor mu
senin
iyimserliğin
kafesinden çıkar yürek diye taşıdığını
köprülerini at gemilerini batır
ellerini ellerimin üstüne koy onsekiz
sen de bir ıslık uydur devrik ıslığıma
ömrümüzü bir suç gibi ayarlamadık mı
ağır bir hüküm giyer gibi öleceğiz.
eğer sen yine istanbul'san
yanılmıyorsam
koltuğumun altında eski bir kitap diye götürmek istediğim
sicilya'lı balıkçılara marsilya'lı dok işçilerine
satır satır okumak istediğim
sen
Sonlu pratik usun en yüksek başarısı ancak maksimlerinin sonsuza değin ilerlemesi ve bu maksimleri sürekli olarak geliştirmekteki direnişine güvenmesi anlamına gelen, erdem olabilir.