Aşk… Bu öyle bir kuvvetti ki bütün diğer kuvvetler, onun elinde adi bir oyuncak olmaktan kurtulamaz; insanlığın bütün kanunları bile onun önünde hükümsüz kalırdı. Ve bu, insanlar için hayatta en büyük bir teselliydi.
İnsan deneyimlerinden başka bir şey değildir ve belleğin evi insanın kalbidir.
Eve dönmek ise “masumiyet çağına” geri dönmek. Çocukluğa dönmek elbette. Kaygılardan azade, doğan her güne şaşkınlık ve coşkuyla bakabildiğim o günlere, babamın saçlarımı okşadığı, anamın eteklerinde kaybolduğum zamanlara dönmek. …
Yeniden ve bu kez her şeyin farkında olup, hiçbir şeyi heba etmeden içime çekerek dünyayı bir kez daha yaşama fırsatı istemek hayattan.
Ama bunların hiçbirinin olmayacağını bilmek de en kötüsü.