İnan Özkul

İnan Özkul
@InanOzkul
C.
Gül Güzeli… Seni seviyorum ama bu sevgi sadece güzel değil, biraz da korku taşıyor içinde. Çünkü seni bir kez kaybetmenin nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Şimdi ise en çok, aynı acıyı tekrar yaşamaktan korkuyorum. Sen yanımdayken dünya daha sessiz, daha huzurlu… Ama içimde hep bir endişe var; ya yine giderse diye, ya yine elimden kayıp giderse diye. Belki de bu yüzden sana daha sıkı sarılmak istiyorum, belki de bu yüzden her anın kıymetini daha çok biliyorum. Ben seni sadece sevmiyorum… Seni kaybetmekten korkacak kadar seviyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İ.
Gereksiz sandın bazı şiirleri, Ama en çok onlar dokundu kalbe. Sustum, çünkü anlatamadım seni, Her hece düğümlendi içimde. Kafiye dedim, boş bir oyun gibi, Meğer senmişsin dizeleri tamamlayan. Bir bakışın yetti bütün şiirlere, Adını koymadan beni anlatan. Şair oldum fark etmeden, Gözlerinin önünde, sessizce. Kalemim değil yazan aslında, Kalbim dökülüyor kelimelere gizlice. Ve bil ki bu dünyada, Onca yüz, onca göz içinde, Öpmek isteyeceğim tek şey, Hep sende saklı o derinlikte.
T.
Aşk bazen bir bakışta başlar, bazen bir hatırada büyür. Gözlerin değdiğinde gözlerime, dünya bir anlığına susardı sanki. Hatırla… sana nasıl baktığımı; içinde kaybolmaktan korkmadığım o anları. Kokun, çilek gibi hafif ve unutulmazdı; yanındayken zamanın nasıl geçtiğini anlamazdım. Sevgi dediğin şey belki de buydu: birinin yanında kendini eksik değil, tamam hissetmek. Hatırla… seni nasıl sevdiğimi, küçük anların nasıl koca bir hikâyeye dönüştüğünü. Birlikte uyuduğumuz o geceyi değil sadece, aynı hayalin içinde olduğumuzu hissettiğimiz o huzuru hatırla. Aşk bazen gitse bile, geriye kalan o his… insanın içinden kolay kolay silinmez.
A.
Belki de insan en çok, bir başkasının gözünde kendini bulduğunda sever kendini. Sen bana aynayı tuttun… ama bu sefer gördüğüm ben, alıştığım ben değildi. Daha yumuşak, daha gerçek, daha “yaşayan” biriydi. Gözümün altındaki o küçük ben… Herkesin fark etmeden geçtiği, benim bile görmezden geldiğim o detay, senin bakışlarında bir güzelliğe dönüştü. Sanki sen sevince, ben de kendimi affettim biraz. Hayat dediğimiz şey de böyle değil mi zaten? Biri gelir, renkleri hatırlatır. Uzun zamandır griye alışmış kalbine, birden maviyi, kırmızıyı, umudu geri getirir. Ölme sevgilim… Çünkü sen gidersen, sadece sen gitmezsin. Benim içimde yeniden yeşeren o güzel taraf da seninle birlikte solar. Öldürme bizi… Çünkü biz, senin sevginle var olduk. Ben seninle kendimi buldum, kaybetmek sadece seni değil… beni de kaybetmek olur. Çirkinlik sandığım her şeyimi, güzelliğinle sarıp sarmaladın. Şimdi senden tek isteğim var: Ben nasıl senin sevginle değiştiysem, sen de benim hatalarımı biraz sevginle yumuşat.
H.
Bir özlem uğruna insan kendini yakar bazen, Binlerce anının yükü omuzlarına çöker sessizce. Kendi ellerinle dağıttığın zamanları, Yine kendi ellerinle toplamayı öğrenirsin gecenin bir vakti. Kalabalıklar geçer içinden, ama bir kişi eksiktir, Adını koyamadığın o boşluk hep aynı yerde durur. “Balım, güzelim…” diye seslenirsin rüzgâra, Cevap gelmez ama kalbin hâlâ onunla konuşur. Neredesin söyle… Yoksa gerçekten dediğin gibi hep benimle misin? İçimde sakladığım, sustukça büyüyen o ses misin? Yoksa her şey bitmişken bile bitmeyen tek şey sen misin…