Çocuklardaki dalkavukluk tohumu, onlara, kendileri için de ürkütücü olan bir annenin sevecenliğini kazanmak için, çektiğin işkencelere katkıda bulunmalarını mı öğütlüyordu? Bu onların taklide duyduğu eğilim miydi? Güçlerini sınama ihtiyacı ya da acımasızlık mıydı?
Yalnız şunu iyi anla Nathalie! Sana itaat ederken,tiksindiğim şeylerle yüzleşip sınırlarımı zorlamak durumunda kaldım. Ama pek mutlu olduğum kimi anlarda beni saran o apansız ve uzun düşlerden şüphelenmek niye? Bir suskunluk karşısında sende beliren,sevilen kadınlara özgü o sevimli öfke niye? Kişiliğimin gelgitleriyle,onlara neyin yol açtığını sorgulamaksızın ilgilenemez miydin? Yüreğinde,kendilerini bağışlatmak için benimkilere muhtaç olan sırların mı var?