Hocamdegilogretmenimdiyeceksin

Hocamdegilogretmenimdiyeceksin
@Inkvortex
"Âmes incomprises"
3/10
·56 syf.·
Beğendi
·
2026 8. kitabı
4-5. Sınıf seviyesi için uygun bir kitap. Resimlemesi çok güzel olmasına rağmen hikayeyi hiç beğenmedim. Çocukların tek başına evi terk etmesini doğru bulması ve ölen güvercinler için "Ne var bunda? Gören de bir şey var sanır..." gibi bir cümle kurması hayvan sevgisini çocuğa vermemekle birlikte hayvan ölümünü normalleştiriyor.
Bir Gök Dolusu GüvercinYalvaç Ural · Yapı Kredi Yayınları · 201638 okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
10/10
·320 syf.·
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biri oldu, önce kitabın isminden başlamak istiyorum. “Dokunmadan” neden dokunmadan? Romanın merkezinde, Adalet’in Hülya’yı (Muhlis’i) Mahsun’a teslim etme yolculuğu yer alıyor. Kahramanımız Adalet bu yolculuk boyunca, yardım etmek ve insanların hayatına dokunmak niyeti taşıdığı pek çok kişiyle karşılaşır; fakat bu niyetlerin hiçbiri eyleme dönüşmez. Karşısına çıkan insanlara gerçekten temas etmeden, onların hayatlarına dokunmadan geçip gider. Bunu en iyi gösteren örneklerden biri, tren sahnesidir: “İçimden yanına gitmek, elimi omzuna koyup, ‘Evet, en iyisi beklememek, bak bulutlar ne mavi’ filan demek geçti. Tabii ki yapmadım. Onun yerine, kadını bekleme salonunda bırakıp, dışarı, perondaki trene seğirttim.” Bu cümle, Adalet’in karakterini tek başına özetler. Düşünür, hisseder, niyet eder ama yapmaz. İşte “dokunmadan” tam olarak burada anlam kazanır: temas ihtimali vardır ama gerçekleşmez. Büyük bir “iyilik projesi” vardır. Ama bu proje, küçük iyiliklere dönüşmez. Yani: Bir çocuğun kaderini değiştirmek ister ama karşılaştığı sıradan insanlara bile el uzatmaz. Adalet, “adaleti sağlamak” için yola çıkar ama yol boyunca kimseye temas etmeyerek aslında adaletsizliği yeniden üretir. Romanda seçilen isimler de oldukça manidardır. Saf, temiz kişi anlamına gelen Muhlis’in daha sonra Hülya adını alması; Hülya’nın, yani bir hayalin, Mahsun’ahüzünlü olana— teslim edilmek üzere yola çıkması tesadüf değildir. Bu, saflığın hayale dönüşmesi ve o hayalin hüzünle buluşma çabası olarak okunabilir. Kanseri yendiğini öğrenen Adalet’in bu yolculuğa çıkışı da anlamlıdır. Adalet, kendi “ilk günahını”, yani adaletin ilk bozulduğu yeri bulup düzeltmek ister. Bu yüzden kendine bir amaç edinir: hüzünlü olanı bulmak
Alıntı
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,6bin okunma
1/10
·84 syf.·
2026 3. kitabı
Hiçbir alt metni olmayan bomboş bir çocuk kitabı. Evet çocuk kitapları zorunlu olarak bir eğitsel amaç taşımak zorunda değil fakat edebi değeri de yok bu kitabın. Para verip almaya değmez, okutmayın.
Mavi Eşek İle Aylak AslanYalvaç Ural · Yapı Kredi Yayınları · 201723 okunma
2/10
·88 syf.·
2026 2. kitabı
Kitap, bir çocuğun “nine” figürüne içini dökmesiyle başlamakta. Ancak anlatım, belirli bir olay örgüsü etrafında ilerlemek yerine düşünce akışı şeklinde ilerlediği için çocuk okuyucu açısından takip edilmesi zor bir yapı ortaya koyuyor. Anlatıcı çocuk, hiçbir konu üzerinde uzun süre durmuyor; anlatım sürekli olarak farklı olaylara geçiş yaparak ilerliyor.Bu durum, özellikle küçük yaş gruplarında odaklanma güçlüğüne neden olabilecek bir özellik taşımakta. Her ne kadar kitabın dili sade ve anlaşılır olsa da içerik açısından bütünlük sağlanamamış. Neredeyse her sayfada farklı bir olaydan bahsedilmekte; örneğin bir bölümde gördüğü kabus anlatılırken, hemen ardından kayak yapmak için dağa gitmesinden ve başka bir bölümde Cadılar Bayramı kutlamalarından söz edilmekte. Bu geçişler arasında anlamlı bir bağ kurulamadığı için metinde tutarlılık zayıf kalıyor. Eğer bu anlatım günlük formatında sunulsaydı, bu dağınık yapı daha anlaşılabilir olabilirdi. Kitapta anlatım “nine” üzerinden ilerlemesine rağmen, bu karakter yeterince somutlaştırılmamış. Ninenin kim olduğu, nerede bulunduğu ve çocuğun neden özellikle nineye yöneldiği açık bir şekilde açıklanmıyor. Bu durum, çocuk okuyucunun zihninde soru işaretleri oluşturmakta ve metnin anlaşılmasını zorlaştırmakta. Eserde ele alınan temel temalardan biri ırkçılıktır. Ancak bu durum Amerikan toplum yapısı gibi bir ortamda gerçekleştigi için Türkiye'de anlasilabilecek bir konu değil. Bu nedenle Türkiye’deki çocukların doğrudan deneyimleyebileceği bir bağ kurmakta zorlanabilir. Kitapta, farklı olan bireyin dışlanması ve kendini farklı hissetmesi üzerinde durulmakta, ancak bu durumun çözümüne yönelik yeterli bir rehberlik sunulmamakta.. Ayrıca kitapta çocuğun evlatlık olduğunu öğrendiği bölüm dikkat çekici. Bu bölümde çocuğun “farklı”
Karlar Altındaki ÜlkeLucia Tumiati · Yapı Kredi Yayınları · 201619 okunma