"Kimi zaman insan bir kitabı başından sonuna kadar okur da, aklında tutabileceği ya da alıp konuşmasına aktarabileceği bir tek cümle bulamaz içinde. Böyle bir kitap ne işe yarar, sorarım size?"
Bazen bir kitap bize hiçbir şey söylemez bazen de tek bir cümle bütün hayatımızı özetler eğer zihinde bir iz bırakmıyorsa o kitap sadece kağıt yığınıdır
Aslında empatinin gerçek olmadığı ile alakalı, andan daha çok. İnsan ne kadar seni anlıyorum derse desin aynı durum ve koşullarda bulunmadığı sürece karşıdaki kişiyi anlayamaz.
Bu cümle bugün ki bir konusmamin üzerine gelince yorum yapmadan duramadim..
Annesi tarafından ilgi bekleyen bir kişi, dünya sevse ilgilense görmüyor, çünkü aradığı tek şey Anne sıcaklığı.
O kadar dokunmustu ki hissiyatı..
Etrafımı örümcek ağı gibi saran cinnet ve cinayet festivalinde nefes alamıyordum. Koca bir dünyayı değiştiremeyeceğim aşikardı; fakat, "Herkes kendi kalbinin tortusunu süpürse, belki o zaman" deyip, kendi dünyamı değiştirmeye bile çalışmamıştım.
Belediyelerin yol süpürme araçları gibi; yollara serip insanları, zorla tortu temizliği yapılsa. Hem süpürüp hem silse kiri tozu, çeri çöpü. Herşey düzelecek gibi sanki...