Ses Sese Karşı

9,0/10  (5 Oy) · 
14 okunma  · 
3 beğeni  · 
614 gösterim
Aldous Huxley, dünya edebiyatında "düşünce edebiyatı" denen türün başlatıcılarındandır. Huxley, koyunların tiroid guddelerinden Kızılderililerin totemlerine, fosforun yeryüzünden eksilmesinden Mozart müziğinin en ince ayrıntılarına kadar birçok konuda bilgi sahibi bir yazardır. Böyle bir yazarın romanlarında, düşüncenin, romanın öteki öğelerinden daha ağır basacağı besbellidir. Huxley’nin yarattığı kişiler, kendi görüşlerinin ya da düşüncelerinin birer sözcüsü gibidir çoğu zaman. O, bir elinde neşter, bir elinde not defteri, bir yandan yarattığı kişiler üzerinde ustaca ameliyatlar yaparken, bir yandan da bilimsel bir titizlikle notlar tutar. Bu arada yazarın büyük gözlem ve alay gücü de gözden kaçacak gibi değildir. Ses Sese Karşı’da, bir müzik parçasında çeşitli ezgilerin kaynaşması gibi birbiriyle kaynaşan çeşitli kişiler, çeşitli durumlar, çeşitli görüşler yer alır. Huxley’nin belki de en ünlü romanı olan Ses Sese Karşı’nın gerçek yeniliği, geleneksel romanlar gibi bir ya da iki kişi üstüne değil, birbirleriyle yakından veya uzaktan ilgisi ve her biri romancının gözünde aşağı yukarı aynı öneme sahip on beş-yirmi kişi üzerine kurulmuş olmasıdır. Bu kişilerin çoğu, can sıkıntısı içinde, neye inanacaklarını ve kendilerine hangi değerlere göre bir yön seçeceklerini bilmedikleri için bocalayıp duran, umudunu yitirmiş orta ya da üst sınıf aydınlarıdır. Ses Sese Karşı, düşünsel çerçevesi ve gözlem derinliğiyle, dünya edebiyatındaki toplumsal panorama romanlarının en ünlü ve önemli örneklerinden biridir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mayıs 2015
  • Sayfa Sayısı:
    594
  • ISBN:
    9789754701760
  • Orijinal Adı:
    Point Counter Point
  • Çeviri:
    Mina Urgan
  • Yayınevi:
    İletişim Yayınevi
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 2 Alıntı

Barış Ağca 
02 Oca 13:07 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

Yaşar Kurt'un Fırt Emin'i ve Aldous Huxley'in Walter Bidlake'i
Lucy, konuşmasını sürdürdü: "Hızla yaşamak demektir bugünün yaşantısı. Bir araba dolusu ülküyü, romantik tutumları, peşinsıra çekip sürükleyemezsin yaşadığımız çağda. İnsan uçakla yolculuğa çıkarken, ağır eşyalarını geride bırakır. Yavaş yavaş yaşanıldığı sıralarda, o güzelim eski moda ruh iyi bir şeydi. Ama şimdi fazla ağır geliyor ruh. Uçakta yer yok ona."
Walter sordu: "Yüreğe de mi yer yok? Ben, çok meraklısı değilim ruhun." (...) "ya yürek?" diye ekledi, "ya yürek?"
Lucy hayır der gibi başını salladı:"(...)Walter şekerim, İki kişilik uçağıma, senin kuyruklu piyanonu da alacağımı sanm."
Uzun bir sessizlik oldu. Walter gözlerini kapadı. Ölmek istedi.

Ses Sese Karşı, Aldous Huxley (Sayfa 279 - Ne zaman geldin ruhum, görmedim seni. Uçaktan atlarken unuttum galiba özledim)Ses Sese Karşı, Aldous Huxley (Sayfa 279 - Ne zaman geldin ruhum, görmedim seni. Uçaktan atlarken unuttum galiba özledim)
Barış Ağca 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 8/10 puan

"İnsan kendi beğenilerine ve içgüdülerine bağlı kalmalı," dedi Philip Quarles. "Büyük bir mantık temeline dayandığı halde, insanın duygularının özgürce gerçekleşmesine meydan vermeyen bir yaşam felsefesi neye yarar ki? Eğer kendi benliğinde dinin varlığını hiç duymadınsa, Tanrı'ya inanman deliliktir. İstiridye yer yemez hastalandığın halde, istiridyenin kusursuz bir besin olduğuna inanman gibi bir şey bu..."

Ses Sese Karşı, Aldous Huxley (Sayfa 26)Ses Sese Karşı, Aldous Huxley (Sayfa 26)