Günlük Yaşamdan Sanata

7,3/10  (4 Oy) · 
24 okunma  · 
7 beğeni  · 
688 gösterim
Umberto Eco, her ne kadar romancılığıyla daha ön planda olsa da, elbette roman yazmadan önce de sanatı, kültürel ve bilimsel tartışmaları gazete ve dergilerde yayımladığı yazılarla yönlendiriyordu. Günlük Yaşamdan Sanata, Eco'nun Antik Yunan'dan Ortaçağ'a, Rönesans'tan bilişim çağına uzanan derin birikimiyle göz kamaştıran bir kitap. 

Umberto Eco, en çetrefil konuları her kesimden okurun kolayca anlayabileceği bir dille anlatır. Ancak ona özgü ironi, sanatın günlük yaşamın hemen hemen her alanıyla bağlarını kurcaladığı bu denemelere müthiş bir okuma keyfi katıyor: Ortaçağ, medya, gösteri kültürü, ölüm cezası, Coca-Cola... Çağdaş yaşamın tüm göstergeleri, Eco'nun hayranlık verici yorumlarıyla yeni değerlendirmelere açılıyor.
  • Baskı Tarihi:
    Temmuz 2017
  • Sayfa Sayısı:
    256
  • ISBN:
    9789750733444
  • Orijinal Adı:
    Il costume di casa, Dalla periferia dellimpero, Sette anni di desiderio
  • Çeviri:
    Kemal Atakay
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Burcu Büyükköse 
01 Şub 00:03 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Romancılıgıyla daha ön plandaymış aslında ama elime geçen kitabı okumadan edemedim.
Sanata dair her türlü şeyi bulabileceğiniz bu kitapta başlarda dilinin gerçekten ağır olmasından dolayı mıdır yoksa yazarın diline alışamadığımdan mıdır bilemiyorum okumakta zorlandım. Belki de başlarda bahsettiği konular hakkında fazla bilgim olmadığı için böyle olmuştur ama sayfalar ilerledikçe bahsettiği onlarca sanat eserinden birkaç tane bile olsa tanıdık bir şeyler görünce heyecanlanmadan duramadım. En çok da yazarın sanatın kopya edilerek veya oraya buraya düşünülmeden bir araya getirilerek birçok bilinçsiz insanın kandırılmış olmasına yaptığı eleştirilere sonuna kadar katılıyorum. Bir şeyin popüler olmasıyla birlikte taklitlerinin yapılması (her ne kadar taklitler aslını yüceltse de) ve taklitlerin aslından daha çok ilgi görerek gerçek sanat eserine gelindiğinde o sadelikten ve gerçeklikten keyif alınamaması ne kadar bilinçsizce kendimizi kalabalığın akıntısına kaptırdığımızın bir göstergesi bence.
Düşündürücü bir kitap oldu benim için. Okunmalı...