Mustafa ☆

🎵 Oğul köz düştüğü yeri yakar kime ne Dert benim vallah kime ne
Reklam
Ağlanmadık hiçbir hüsran bırakmayacağım ve de gülünmedik hiçbir saçmalık, işte en sonuncusunu itiraf ediyorum! Bir hayat kadını ile sevişmeyi bile beceremedim.
Gayri dağarcıkta balımız kalmadı Tükendi tadımız tuzumuz Uçup gitmiyor sözümüz Utan Piloğlu Piloğlu Işıkları söndürmeğe başladılar Sepethavası bu Düğün dağılıyor dernek tamam Davran Piloğlu Piloğlu Meydan geniş yüreğin dar Daha bir atımlık barutun var Şöyle Yaradana sığın Patlat Piloğlu Piloğlu Allah büyük sandal küçük Dünya uzun ömür kısa Ahrete götürmektense Üstünde başında ne varsa Ağır ağır tatlı tatlı Soyun Piloğlu Piloğlu Böyle kurulmuş bu düzen Böyle oynanır bu oyun Şöyle elâlem önünde Soyun Piloğlu Piloğlu ..
Eskiden yeterdim kendime Artardım bile Şimdi ne yapsam nafile Olmuyor Olmuyor oğlu olmuyor İşin kötüsü bir günde Beş defa akşam oluyor Dol kara bakır dol Dol kara bakır dol
Çengel Motifi Halıların dili adına yazayım, motifler cana dair bir sohbete dursun. Tezgâhtaki “çengel motifi”nin sırlarını şöylece işleyeyim: Çengelin sivri uçları kavuşturur, seven iki gönlü, dalga ile denizi, dağ ile vadiyi, gecenin sonuna birlenmiş gündüzü, toprak ile ağacı, ölüm ile yaşamı… Dolaşıp çözülür bulmacalar kıvrılan gövdesinde. Çengeller çoğaldıkça büklüm büklüm köprüler örer. Odağına hep ilerlemeyi alan kavisli yolculuk böylece başlar. Hem evlilik bağına olan itimadın imidir hem de bütün zıtlıkların özündeki iyiyi simgeler. Hem mesafeyi yüksekliği hem kuyuya sarkan kovayı, kova içinde dalgalanan serin suyu perde perde gösterir. Ucu erzakı hatırlatan çengel motifi, verilen söz için de “aklımda” demektir. Aşk çengeline takılıp öylece kalan gönül ehli bilir ki sevdası, motif halıda rengini yitirmedikçe hep aynı yerde beklemektedir. Geçerken Sayı: 41
Reklam