Boğazını temizledi. "Nerede kalmıştım?" İkimiz de onun, hiçbir şeyin adının ya da anlamının olmadığı o kuyuya, o anlamsızlık uçurumuna baktığını ve bunun onu korkuttuğunu biliyorduk. Aslında ikimiz de korkmuştuk. İkimiz de bunu itiraf edemiyorduk, daha doğrusu o itiraf etmeden ben de edemezdim.